Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Yabancı unsurlu mirasta ilk soru: hangi hukuk uygulanır?
Mirasbırakanın yabancı uyruklu olması, mirasçıların yurt dışında yaşaması veya malvarlığının farklı ülkelerde bulunması hâlinde miras, yabancı unsurlu bir hukuki ilişki hâline gelir. Bu durumda önce hangi ülke mahkemelerinin yetkili olduğu ve esas bakımından hangi ülke hukukunun uygulanacağı belirlenir. Bu konular Türk Medeni Kanunu değil, yabancı unsurlu özel hukuk ilişkilerini düzenleyen ayrı bir kanun çerçevesinde ele alınır.
Bu yazı, söz konusu kanunun belirli maddelerine dayanan bir anlatım yapmaz. Uygulanacak hukukun belirlenmesi, Türkiye’de bulunan taşınmaz bakımından da ilgili kanun metninin ve somut olayın özelliklerinin incelenmesini gerektirir. Aşağıdaki başlıklar, Türk mevzuatında kanun metniyle doğrulanabilen genel noktalara ilişkindir.
Miras ölümle açılır ve mirasçılık belgesiyle gösterilir
Türk hukuku uygulandığında Medeni Kanunun 575. maddesi uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. 576. madde, mirasın malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılacağını ve tasarrufların iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ile miras sebebiyle istihkak davalarının bu yerleşim yeri mahkemesinde görüleceğini belirtir.
598. maddeye göre başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasbırakanın yabancı uyruklu olduğu hâllerde belgenin hangi makamdan ve hangi belgelerle alınacağı, uygulanacak hukuka ve ilgili kurumun usulüne göre değişebilir. Yurt dışında düzenlenmiş belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için aranan şekil şartları da ilgili mevzuat ve kurum uygulamasından ayrıca öğrenilir.
Tapuda mülkiyet ve tescil
Medeni Kanunun 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur; miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal ve kamulaştırma hâllerinde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.
Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmesine ve bu edinmenin sınırlarına ilişkin kurallar, bu yazının dayandığı kanun metinlerinde yer almadığından burada anlatılmamıştır. Mirasçılar yabancı uyrukluysa tapuda intikal sırasında bu kuralların ayrıca gözden geçirilmesi gerekebilir.
Veraset ve intikal vergisi bakımından Türkiye’de bulunan mallar
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle ivazsız olarak bir şahıstan diğerine intikalinin bu verginin konusunu oluşturduğunu belirtir. Dolayısıyla mirasbırakanın yabancı uyruklu olması, Türkiye’de bulunan malvarlığının vergi kapsamı dışında kalması sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
Beyanname verme süreleri 9. maddede düzenlenmiştir. Ölüm Türkiye’de gerçekleşmişse mükellefler Türkiye’de bulundukları takdirde ölüm tarihini izleyen dört ay içinde, yabancı bir memlekette bulundukları takdirde altı ay içinde beyanname verilir. Ölüm yabancı bir memlekette gerçekleşmişse mükellefler Türkiye’de bulundukları takdirde altı ay, müteveffanın bulunduğu memlekette bulundukları takdirde dört ay, müteveffanın bulunduğu yerin dışındaki başka bir yabancı memlekette bulundukları takdirde ise sekiz ay içinde beyanname verilir.
8. maddeye göre yabancı memleketlerde bulunan mükellefler beyannamelerini Türkiye konsolosluklarına verir. 6. madde, vergi dairesinin belirlenmesinde muris veya tasarrufu yapan şahsın ikametgâhı yabancı bir memleketteyse Türkiye’deki son ikametgâhının esas alınacağını, Türkiye’de hiç ikamet etmemiş veya son ikametgâhı tespit edilemeyenler bakımından ise vergi dairesinin Maliye Bakanlığınca belirleneceğini belirtir.
Taşınmazın devri için vergi şartı
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 19. maddesine göre intikal eden gayrimenkullerin tescil işlemi, verginin tahakkuku beklenmeksizin yapılır. Ancak intikali yapılan gayrimenkule isabet eden veraset ve intikal vergisi tamamen ödenmedikçe devir ve ferağı yapılamaz ve üzerinde herhangi bir ayni hak tesis edilemez. Tahakkuk eden vergiye karşılık Kanunda belirtilen nitelikte teminat gösterilmesi hâlinde taşınmazların bir kısmının veya tamamının devir ve ferağına izin verilebilir.
Kanun metninde bu kural bakımından mirasbırakanın uyruğuna göre ayrı bir düzenleme yer almaz. Mirasçıların tapuda satış veya başka bir devir yapmayı planlaması hâlinde vergi durumunun ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Paylaşma ve diğer hususlar
Mirasçılar arasında paylaşma bakımından Medeni Kanunun 642. maddesi uygulanabilirse her mirasçı, ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Yabancı unsurlu bir mirasta paylaşmanın hangi hukuka tabi olacağı da yukarıda belirtilen kanun çerçevesinde incelenir.
Özet olarak yabancı unsurlu mirasta üç ayrı soru birlikte düşünülür: hangi mahkeme ve hangi hukuk, mirasçılık sıfatının nasıl belgeleneceği ve tapu ile vergi işlemlerinin nasıl yürütüleceği. Bunların her biri için resmî kaynaklardan güncel mevzuatın ve ilgili kurumun usulünün incelenmesi gerekir.
Aydın'da yargı yeri
Mirasçılık belgesi noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınır; miras taksimi ve ortaklığın giderilmesi davaları taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde görülür. Tapu işlemleri taşınmazın bağlı olduğu tapu müdürlüğünde yapılır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
