Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Resmî şekil şartı
Türk Borçlar Kanununun 237. maddesine göre taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. 288. madde ise bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliğini ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlar. Türk Medeni Kanununun 706. maddesi de taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması için resmî şekilde düzenlenmelerini arar.
Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere, taşınmaz devrinde şekil bakımından bağış ve satış arasında özel bir fark yoktur; ikisinde de resmî şekil gerekir. Fark, devrin hukukî niteliğinde ve miras hukuku bakımından sonuçlarında ortaya çıkar.
Satış ile bağışın miras hukukundaki farkı
Satışta karşılığın ödenmesi, bağışta ise karşılıksız bir devir söz konusudur. Miras hukuku, mirasbırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız devirleri saklı paylı mirasçıları koruma amacıyla gözetir. Medeni Kanunun 508. maddesi, mirasbırakanın sağlararası karşılıksız devirlerinin tenkise tâbi oldukları ölçüde tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye ekleneceğini belirtir. Satış bedeli gerçekten ödenmişse, devir ayrıca bu hükme tabi olmayabilir.
Borçlar Kanununun 19. maddesi, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağını belirtir. Dolayısıyla resmî senette satış yazılmış olması, tarafların gerçek iradesinin başka olup olmadığının tartışılmasına engel değildir; bu tartışma somut olayın delillerine göre mahkemece incelenir.
Tenkise tâbi karşılıksız devirler
Medeni Kanunun 565. maddesi, aşağıdaki karşılıksız devirlerin ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbi olduğunu sayar:
- Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yaptığı sağlararası devirler; geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı devirler ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi.
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan devirler.
- Serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar.
- Saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan devirler.
Tenkis davası ve süre
566. maddeye göre kendisine tenkise tâbi bir devir yapılmış olan kişi iyiniyetli ise sadece mirasın geçmesi anında devirden elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. 570. madde tenkis sırasını belirler: tenkis saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası devirlerden yapılır.
Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, 560. maddeye göre mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir. 571. madde bu hakkın, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşeceğini belirtir. Tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak edinen üçüncü kişinin edinimi, Medeni Kanunun 1023. maddesi gereğince korunur. Bu hüküm, devirden sonra taşınmazın üçüncü kişiye geçtiği durumlarda mirasçıların talebini etkileyebileceğinden, mirasçıların hakları bakımından ayrıca önem taşır.
Denkleştirme
669. madde, yasal mirasçıların mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız devirleri, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlü olduğunu belirtir. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak gibi karşılık almaksızın altsoyuna yaptığı devirler, aksi mirasbırakan tarafından belirtilmedikçe miras payına mahsuben yapılmış sayılır.
671. maddeye göre geri vermekle yükümlü mirasçı dilerse aldığını aynen geri verir, dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir. 673. madde denkleştirmenin, devrin denkleştirme anındaki değerine göre yapılacağını belirtir. Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler ise 675. maddeye göre denkleştirmeye tâbi değildir.
Mirasçılarla yapılan sözleşmeler
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler, mirastan feragat veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflarla ilişkilendirilebilir. 528. madde mirasbırakanın bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabileceğini, feragat edenin mirasçılık sıfatını kaybedeceğini belirtir. 573. madde ise mirasbırakanın mirastan feragat eden mirasçıya sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunması hâlinde diğer mirasçıların bunun tenkisini isteyebileceğini düzenler.
Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler, 678. maddeye göre geçerli değildir.
Aydın'da yargı yeri
Mirasçılık belgesi noterden veya sulh hukuk mahkemesinden alınır; miras taksimi ve ortaklığın giderilmesi davaları taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde görülür. Tapu işlemleri taşınmazın bağlı olduğu tapu müdürlüğünde yapılır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
