Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Kişisel ilişki hakkı ve kanuni dayanağı
Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m.336). Velayeti olmayan ebeveynin çocukla ilişkisi ise “kişisel ilişki” kavramıyla korunur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 323. maddesine göre ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.
Kanun, bu ilişkinin ayrıntılarını (hangi günler, kaç saat, hangi tatil dönemleri) belirlemez. Bu nedenle hafta sonu, bayram ve yaz tatili düzenleri, tarafların anlaşması veya mahkemenin çocuğun menfaatine göre vereceği karar çerçevesinde şekillenir. “Standart bir düzen” olduğu yönündeki yaygın kanı, kanun metnine değil uygulamada sık karşılaşılan örneklere dayanır ve hiçbir hâlde bağlayıcı değildir.
Düzenin belirlenmesinde esas alınan ölçüt
TMK 182. madde, mahkemenin boşanma veya ayrılığa karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini belirtir. Maddeye göre velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.
Dolayısıyla temel ölçüt, ebeveynlerden birinin talebi değil çocuğun yararıdır. Çocuğun yaşı, okul durumu, sağlığı, gelişim ihtiyaçları ve ebeveynlerin yaşadığı yerler arasındaki uzaklık gibi unsurlar düzenin kapsamını etkileyebilir. Hangi unsurun ne ölçüde dikkate alınacağı kanunda sıralanmadığı için mahkeme her dosyada somut verileri ayrıca değerlendirir.
Tatil ve bayram dönemleri nasıl ele alınır?
Uygulamada kişisel ilişki düzenleri genellikle şu başlıklarda kurulur: hafta içi veya hafta sonu görüşmeleri, dinî ve resmî bayram dönemleri, yarıyıl tatili ve yaz tatili. Bu dönemlerin ne kadarının hangi ebeveynle geçirileceği tarafların protokolüne veya mahkeme kararına bağlıdır. Kanunda bu konuda sabit bir gün sayısı bulunmamaktadır.
Çocuğun yaşı küçükse, kişisel ilişkinin kademeli ve çocuğun alışkanlıklarını gözeten bir biçimde kurulması gündeme gelebilir. Çocuğun gelişimi ilerledikçe düzenin değişmesi gerekebilir. TMK 183. madde, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını belirtir.
Düzene uyulmaması ve kısıtlama
TMK 324. madde, ana ve babadan her birinin diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlü olduğunu belirtir. Aynı maddeye göre kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse ya da ana ve baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlarsa veya çocukla ciddi olarak ilgilenmezlerse ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.
Maddeye 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre, velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Benzer bir ihtar TMK 182. maddenin ikinci fıkrasında da yer alır.
Yetki ve diğer kişilerin durumu
TMK 326. maddeye göre kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır. Aynı maddeye göre çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velayet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.
TMK 325. madde ise olağanüstü hâllerde, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkının diğer kişilere, özellikle hısımlara da tanınabileceğini belirtir. Bu yazıdaki bilgiler genel çerçeveyi anlatır; bir kişisel ilişki düzeninin kapsamı dosyadaki verilere ve mahkemenin takdirine göre değişir.
Aydın'da yargı yeri
Boşanma, velayet ve nafaka davaları aile mahkemesinde görülür; yetkili mahkeme kanundaki yetki kurallarına göre belirlenir. Aydın Adliyesi'nde aile mahkemeleri bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
