İçeriğe geç

· Hazırlayan: Av. Muhammet Kaya

Trafik Kazası mı İş Kazası mı?

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

Aynı olayın iki hukuki niteliği

Çalışan bir kişinin geçirdiği trafik kazası, bir yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir trafik kazası, öte yandan sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında bir iş kazası olarak nitelendirilebilir. İki nitelik birbirini dışlamaz; aynı olay her iki alanın hükümlerinin uygulanmasını gündeme getirebilir.

Bir olayın iş kazası sayılıp sayılmadığı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunundaki tanıma göre belirlenir. Tanımdaki ölçütlerin olayda gerçekleşip gerçekleşmediği her olayda ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle “yolda geçirilen her kaza iş kazasıdır” veya “hiçbiri iş kazası sayılmaz” biçiminde genel bir ifade doğru olmaz.

Trafik kazası hükümlerinin uygulanması

Kaza bir motorlu aracın işletilmesinden doğmuşsa 2918 sayılı Kanunun 85. maddesi uygulanır. Madde, motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin sorumlu olduğunu düzenler. Aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi hâlinde işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası da bu çerçevede devreye girer. 91. madde işletenlerin mali sorumluluk sigortası yaptırmasını zorunlu kılar; 97. madde zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvurusunu arar. İş ilişkisinin varlığı bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.

Adam çalıştıranın sorumluluğu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 66. maddesi adam çalıştıranın, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz.

Aynı madde, adam çalıştıranın ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebileceğini belirtir. Bu hüküm, işyeri aracını kullanan çalışanın başkalarına verdiği zararlarda işveren ile çalışan arasındaki ilişkiyi düzenleyen genel kuraldır. Trafik kazası olarak işleten sorumluluğu ile birlikte uygulanıp uygulanmayacağı olayın özelliklerine göre belirlenir.

Sosyal Güvenlik Kurumu ödemeleri ve tazminatla ilişkisi

Trafik kazası geçiren kişinin tedavi giderleri, 2918 sayılı Kanunun 98. maddesi uyarınca kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Kaza aynı zamanda iş kazası sayılıyorsa Kurum tarafından ayrıca gelir veya ödenek bağlanması gündeme gelebilir; bunun koşulları sosyal güvenlik mevzuatında düzenlenir.

Bu ödemelerin tazminattan düşülüp düşülmeyeceği Türk Borçlar Kanununun 55. maddesinde ele alınır: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bedensel zararların belirlenmesinde gözetilemez, zarar veya tazminattan indirilemez. 2918 sayılı Kanunun 92. maddesinin son fıkrası da Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan gelir kaybına ilişkin ödemelerde, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca sigortacının Kuruma karşı sorumluluğu varsa bu sorumluluğun sigortacının kendi sigortalısının kusuru oranında devam ettiğini belirtir. Kanunun 55. maddesine 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkralar ise faiz başlangıcına ve ifa amacıyla ödenen bedelin mahsubuna ilişkindir.

Yargı yolu ve zamanaşımı

2918 sayılı Kanundan doğan sorumluluk davaları 110. madde uyarınca adli yargıda görülür. Haksız fiilden doğan davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 16. maddesine göre haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş kazasından doğan taleplerde görevli mahkemenin belirlenmesi ise ilgili özel kanunlara bağlıdır.

Zamanaşımı bakımından haksız fiil tazminatı için Türk Borçlar Kanununun 72. maddesi ve motorlu araç kazaları için 2918 sayılı Kanunun 109. maddesi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıl öngörür. Cezayı gerektiren bir fiilden doğan tazminatta daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Sosyal güvenlik ve iş mevzuatından doğan taleplerde farklı süreler söz konusu olabileceğinden bunlar ilgili kanun metninden ayrıca teyit edilmelidir.

Kaza sonrasında bir arada bulunan belgeler

Trafik ve iş kazası nitelikleri bir arada bulunan olaylarda belgeler farklı kurumlarda toplanır. Hangi belgenin hangi sürece ilişkin olduğunun ayrımı dosyanın düzeni bakımından önem taşır.

Belge listesi olay, çalışanın statüsü ve sigorta durumuna göre değişir; yukarıdaki grupların hepsi her olayda gerekli olmayabilir.

  • Trafik kaza tespit tutanağı, kroki ve kolluk kayıtları.
  • Zorunlu mali sorumluluk sigortası ve varsa kasko poliçesi ile sigortacıya yapılan yazılı başvurular.
  • İşverenden alınan hizmet, görev ve ücret belgeleri ile işyerine ilişkin kayıtlar.
  • Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimlere ve Kurum ödemelerine ilişkin yazılar.
  • Tedavi, rapor ve maluliyet incelemesine ilişkin sağlık belgeleri.

Aydın'da başvuru yeri

Sigorta uyuşmazlıklarında önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; ardından Sigorta Tahkim Komisyonu (çevrim içi) veya yetkili mahkemeler gündeme gelir. Kaza tutanağı şehir içinde kolluk, kırsalda jandarma tarafından düzenlenir. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Kaynaklar

İlgili yazılar

Hukuk sözlüğü · Sık sorulan sorular