İçeriğe geç

· Hazırlayan: Av. Muhammet Kaya

Trafik Sigortasında Yazılı Başvuru (KTK m.97)

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

97. maddenin getirdiği ön koşul

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesine göre zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Maddenin bu hâliyle yer alan düzenlemesi 6704 sayılı Kanunla getirilmiştir.

Madde, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde zarar görenin dava açabileceğini ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurabileceğini belirtir. Bir başka deyişle yazılı başvuru, hem dava hem tahkim yolu için önce geçilmesi gereken bir aşamadır.

Başvuruda genel olarak yer alan bilgiler

Kanun, başvurunun biçimini ayrıntılı olarak tarif etmez; yalnızca yazılı olmasını arar. Uygulamada başvuru metninde genellikle başvuranın kimlik ve iletişim bilgileri, kazanın tarihi ve yeri, kazaya karışan araçların plakaları ve poliçe bilgileri, zararın türü ve talep edilen kalemler ile ekler yer alır.

Başvurunun yapıldığını ve tarihini gösterir biçimde gönderilmesi önem taşır, çünkü kanundaki süre başvuru tarihinden itibaren hesaplanır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgelerin sigortacıya iletilmesi de ödeme süresinin başlaması bakımından belirleyicidir; hangi belgelerin gerektiği güncel genel şartlardan kontrol edilmelidir.

Cevap ve ödeme süreleri

97. maddede sigortacının cevap süresi 15 gün olarak belirtilmiştir. Kanunun 99. maddesi ise ayrı bir süre düzenler: sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.

Bu iki hüküm farklı konuları düzenler. Birincisi başvurunun cevaplanmasına, ikincisi gerekli belgeler iletildikten sonra ödemeye ilişkindir. Sigortacılık Kanununun tahkim hükmünde ise sigortacının başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı cevap vermemesinin komisyona başvuru için yeterli olduğu belirtilmiştir. Gün sayımında takvim günü ile iş günü ayrımı her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Cevap gelmezse veya talep karşılanmazsa

Sigortacı süresinde cevap vermezse ya da verdiği cevap talebi karşılamıyorsa zarar gören iki yoldan birini seçebilir: dava açmak veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak. Sigortacılık Kanununun 30. maddesi, uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruların yapılmış olmasını ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmesini komisyona gidebilmenin şartı olarak arar.

Aynı maddeye göre mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz. Bu nedenle yol seçimi, aynı uyuşmazlık için diğer mercilere başvuru yapılıp yapılmadığına da bağlıdır.

Tahkim yolunun genel işleyişi

Komisyona yapılan başvuru önce raportörler tarafından incelenir; raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörlerce çözümlenemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermekle yükümlüdür; bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir.

Hakem kararlarına karşı itiraz imkânı kanunda öngörülen parasal sınırlara bağlıdır. Belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; üzerindeki uyuşmazlıklarda kararın komisyonca bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. Parasal sınırlar güncellenebildiğinden, geçerli tutarlar resmî kaynaklardan öğrenilmelidir.

Dava yolunda yetki, zamanaşımı ve anlaşmalar

Kanunun 110. maddesine göre bu Kanundan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir.

109. maddeye göre zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. 111. madde ise tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma veya uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler.

Aydın'da başvuru yeri

Sigorta uyuşmazlıklarında önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; ardından Sigorta Tahkim Komisyonu (çevrim içi) veya yetkili mahkemeler gündeme gelir. Kaza tutanağı şehir içinde kolluk, kırsalda jandarma tarafından düzenlenir. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Kaynaklar

İlgili yazılar

Hukuk sözlüğü · Sık sorulan sorular