İçeriğe geç

· Hazırlayan: Av. Muhammet Kaya

Sağlıklı Çevre Hakkı (Anayasa m.56) ve Yargı

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

Anayasal temel

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını düzenler. Anayasa metni bu çalışmada resmî metinle karşılaştırılamadığından maddenin ayrıntısı verilmemektedir.

Bu hüküm çevre hukukunun anayasal dayanağıdır. Hükmün ayrıntıları ise kanunlarla ve yönetmeliklerle düzenlenir.

Çevre Kanunu'ndaki yansımaları

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 3. maddesinde sayılan genel ilkeler bu anayasal çerçeveyi somutlaştırır. Maddenin (a) bendine göre başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevlidir. (e) bendine göre çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkı esastır.

Aynı bentte Bakanlık ve yerel yönetimlerin, meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlü olduğu belirtilir. Kanunun 10. maddesindeki ÇED mekanizması da bu çerçevede izin süreçlerinin önüne konmuş bir değerlendirme sistemidir.

İdari yargıda hak arama

Çevreyi etkileyen birçok işlem, örneğin ÇED kararları, ruhsatlar, izinler ve imar planları idari işlemdir. 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabilir.

Dava açma hakkının kimlere ait olduğu, yani menfaat ihlali koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği mahkemece değerlendirilir. Bu değerlendirmenin ölçütleri bu yazıda yargı kararı künyesi verilmeden, yalnızca kanun metni esas alınarak anlatılmaktadır.

Süre, yürütmeyi durdurma ve kanun yolları

Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür; Çevre Kanunu’nun 25. maddesindeki idari yaptırımlar için ise tebliğden itibaren otuz gündür. İşlemin uygulanmasının dava süresince durdurulması için 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesindeki koşullar aranır.

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, kanunda gösterilen sınırlar saklı kalmak üzere, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir. Kanunun 46. maddesi belirli davalarda Danıştay’a temyiz yolunu düzenler; maddede maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar da sayılmıştır.

Uluslararası ve anayasal yargı içtihadı

Sağlıklı çevre hakkına ilişkin yargı kararlarının künyeleri ve içerikleri resmî metinle doğrulanmadığından, bu yazıda belirli bir karar adı veya numarası verilmemektedir.

Güncel içtihat, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın resmî karar arama sistemlerinden izlenebilir.

Aydın'da yargı yeri

Çevre ve imar işlemlerine karşı iptal davaları idare mahkemesinde açılır. Aydın'da idare mahkemeleri bulunur ve istinaf başvuruları İzmir Bölge İdare Mahkemesi'ne yapılır. ÇED duyuruları ve halkın katılımı toplantıları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce yürütülür.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Kaynaklar

İlgili yazılar

Hukuk sözlüğü · Sık sorulan sorular