Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
ÇED'in hukuki dayanağı
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetler sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdür.
Aynı maddede, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği; proje için yatırıma başlanamayacağı ve projenin ihale edilemeyeceği belirtilir. Kanunun bu hükmü, ÇED sürecinin diğer izin süreçlerinden önce gelen bir ön koşul olduğunu gösterir.
Kanunda ve yönetmelikte düzenlenen konular
Kanun, hangi projelerin ÇED’ye tabi olacağını ve sürecin usul ve esaslarını kendisi saymaz. Maddenin son fıkrasına göre ÇED’ye tabi projeler, Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tabi plan ve programlar ve konuya ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.
Bu nedenle ÇED uygulamasında asıl ayrıntılar yönetmelikte yer alır. Hangi faaliyetlerin ÇED Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlanmasını gerektirdiği yönetmelikle belirlenir. Yönetmelik hükümleri değişebildiğinden, belirli bir proje için güncel metin Resmî Gazete ve mevzuat kayıtlarından kontrol edilmelidir.
Kanun düzeyinde yapılan değişiklik
2872 sayılı Kanun’un 10. maddesi, 19 Temmuz 2025 tarihli ve 7554 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilmiştir. Kanunun güncel metninde, olumlu karar bakımından yer alan “veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Aynı değişiklikle maddeye bir cümle de eklenmiştir: Olumlu karar alınmadan onay, izin ve ruhsat verilemeyeceği kuralı sürerken, bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. Başka bir deyişle kanun, ÇED olumlu kararını izin ve ruhsatların verilmesi için aranan koşul olarak korumakta; başvuru aşamasını ise bu koşuldan ayırmaktadır.
5 Mart 2026 tarihli yönetmelik değişikliği
Başlıkta anılan ÇED Yönetmeliği değişikliğinin metni bu çalışmada resmî kaynakla karşılaştırılamamıştır. Bu nedenle değişikliğin hangi karar türlerini, süre hesabını veya usul adımlarını etkilediği hakkında bilgi verilmemektedir.
Değişikliğin hangi maddeleri hangi biçimde değiştirdiği, geçiş hükümleri ve değişiklikten önce başlamış başvurulara hangi kuralların uygulanacağı yalnızca Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik metni ve yönetmeliğin güncel hâli okunarak belirlenebilir. Bu yazıda yönetmelik maddelerine ve sürelere ilişkin ayrıntı verilmemesinin nedeni budur.
Karar türleri ve dava yolu
ÇED sürecinin sonunda verilen karar, idari bir işlemdir. İdari işlemlere karşı iptal davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilir. Özel kanunda ayrı bir süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür.
Sürenin başlangıcı, işlemin yazılı bildirimi veya ilanı gibi hâllere göre değişir. Ayrıntı için ‘Çevre Davalarında 60 Günlük Süre ve İlan Tarihi’ başlıklı yazıya bakılabilir. Dava açılması, işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca istenir.
Aydın'da yargı yeri
Çevre ve imar işlemlerine karşı iptal davaları idare mahkemesinde açılır. Aydın'da idare mahkemeleri bulunur ve istinaf başvuruları İzmir Bölge İdare Mahkemesi'ne yapılır. ÇED duyuruları ve halkın katılımı toplantıları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce yürütülür.
