Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Maluliyetin tazminat hukukundaki yeri
Maluliyet, günlük dilde kaza veya hastalık sonucu çalışma gücünde ortaya çıkan kalıcı veya geçici kaybı ifade eder. Bu kavramın tazminat hukukundaki karşılığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 54. maddesinde sayılan bedensel zarar kalemleridir: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Kanunun 55. maddesi, bedensel zararların bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını, hesaplanan tazminatın miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını belirtir. Çalışma gücündeki kayıp oranı hesabın temel girdilerinden biri olduğundan, bu oranı ortaya koyan rapor tazminat dosyasının en önemli belgelerinden biri sayılır.
Raporu kim düzenler
Çalışma gücü kaybının oranı sağlık alanında özel bilgi gerektirir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesi, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde mahkemenin bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğini düzenler. Maluliyet incelemesi de bu çerçevede, mahkemenin görevlendirdiği kurum veya bilirkişi aracılığıyla yapılır.
Raporun hangi kurum tarafından düzenleneceği, oranın hangi mevzuat ve ölçütlere göre hesaplanacağı ve kaza tarihi ile rapor tarihi arasındaki mevzuat farkının nasıl değerlendirileceği mahkemenin takdirinde ve ilgili mevzuatta yer alır. Bu yazıda söz konusu ayrıntıların resmî kanun metnindeki dayanağı bulunmadığından kurum ve yönetmelik adlarına ayrıca yer verilmemiştir. Somut dosyada hangi sürecin işletileceği mahkemenin kararıyla belirlenir.
Rapor içeriği ve itiraz yolu
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 279. maddesine göre rapor, görevlendirildiği hususları, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıaları, gerekçeyi ve varılan sonuçları içermelidir. Bilirkişi çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.
281. madde uyarınca taraflar, raporun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir. Mahkeme gerekli görürse ek rapor alabilir, sözlü açıklama isteyebilir veya yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yaptırabilir. 282. maddeye göre hâkim, bilirkişinin görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; yani rapor hâkimi kesin biçimde bağlamaz.
İyileşme sürecinin tamamlanmadığı durumlar
Bedensel zararın kapsamı bazen karar verildiği anda tam olarak belirlenemez. Türk Borçlar Kanununun 75. maddesi bu hâlde hâkimin, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabileceğini düzenler.
Bu hüküm, tedavisi veya iyileşmesi sürmekte olan kişilerin durumunda önem taşır; çünkü zararın kapsamı kesinleşmeden verilen kararlar sonradan değişen duruma göre yeniden ele alınabilir. Hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hâkimin takdirindedir.
Tedavi giderleri ve sosyal güvenlik ödemeleri
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesine göre trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Türk Borçlar Kanununun 55. maddesi, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin bedensel zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceğini, zarar veya tazminattan indirilemeyeceğini belirtir. Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinin son fıkrası ise Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan gelir kaybına ilişkin ödemelerde, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca sigortacının Kuruma karşı sorumluluğu varsa bu sorumluluğun sigortacının kendi sigortalısının kusuru oranında devam ettiğini düzenler. Bu hükümlerin birlikte nasıl uygulanacağı dosyadaki ödemelere göre değişir.
Sağlık sürecinde biriken belgeler
Rapor incelemesinde sağlık kayıtlarının eksiksiz olması önem taşır. Belgeler hastane ve kurum kayıtlarından temin edilir; hangilerinin gerektiği mahkemenin talimatına göre değişebilir.
Maluliyet incelemesi genellikle tedavinin ve iyileşme sürecinin ulaştığı noktaya göre yapılır. Bu nedenle tedavi sürerken hazırlanan değerlendirmeler ile tedavi tamamlandıktan sonra hazırlananlar farklı sonuçlar içerebilir.
- Kazanın ardından düzenlenen ilk müdahale belgeleri ve acil servis kayıtları.
- Ameliyat notları, epikriz ve taburcu belgeleri.
- Kontrol muayeneleri, tetkik sonuçları ve görüntüleme kayıtları.
- Rapor, istirahat belgeleri ve tedaviye ilişkin gider belgeleri.
Aydın'da başvuru yeri
Sigorta uyuşmazlıklarında önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; ardından Sigorta Tahkim Komisyonu (çevrim içi) veya yetkili mahkemeler gündeme gelir. Kaza tutanağı şehir içinde kolluk, kırsalda jandarma tarafından düzenlenir. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
