Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Kanun yolu nedir?
Kanun yolu, bir mahkeme kararının üst mahkemece yeniden incelenmesini sağlayan başvuru yoludur. Ceza yargılamasında hükümlere karşı başlıca kanun yolları istinaf ve temyizdir; hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.267).
Bu yollar, hatalı kararların düzeltilmesine hizmet eder.
İstinaf
İstinaf, ilk derece mahkemesi hükümlerinin bölge adliye mahkemesince incelenmesidir (CMK m.272). Kanunun 273. maddesine göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Tutuklu sanık, zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek de başvurabilir (m.263).
Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş delilleri inceler; ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin hukuka aykırılık, delillerde veya işlemlerde eksiklik bulunup bulunmadığına ve ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olup olmadığına bakar (m.280). Duruşma hazırlığı aşamasında gerekli görülen tanıkların, bilirkişilerin dinlenmesine ve keşif yapılmasına karar verilebilir (m.281). On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir (m.272/1).
Temyiz
Temyiz, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin Yargıtay tarafından incelenmesidir (CMK m.286/1). Kanunun 291. maddesine göre temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır.
Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır; bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır (m.288). Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir (m.294).
Her karar temyiz edilemez. Örneğin ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez; kanunda sayılan bazı suçlarda ise bu sınır uygulanmaz (m.286/2-3).
Süreler
İstinaf ve temyiz süreleri, 7499 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Güncel metne göre her iki sürenin de başlangıcı hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarih, uzunluğu iki haftadır (m.273, m.291). Önceki düzenlemede süre hükmün açıklanmasından itibaren istinafta yedi gün, temyizde on beş gündü. İtiraz ise kanun ayrıca hüküm koymadıkça, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (m.268).
Süresi içinde yapılmayan istinaf başvurusu reddedilir (m.279); temyiz istemi de kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmışsa reddedilir (m.296). Bu nedenle ilgili tebligatın tarihi önem taşır. Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir; kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse de kişi kusursuz sayılır (m.40).
Akış
Süreç genel olarak şu sırayla ilerler.
- İlk derece mahkemesi hüküm verir
- Taraflar kanun yoluna başvurur
- Dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir ve istinaf incelemesi yapılır
- İstinaf kararına karşı, kanunun izin verdiği hâllerde temyiz yoluna gidilir
- Yargıtay temyiz isteminin esastan reddine veya hükmün bozulmasına karar verir; kanunda sayılan hâllerde hukuka aykırılığı düzeltebilir (m.302-303)
Bozma ve sonuç
Yargıtay, hükmü hukuka uygun bulursa temyiz isteminin esastan reddine karar verir (m.302/1). Hükmü bozarsa dosya, kanundaki esaslara göre ilk derece mahkemesine veya bölge adliye mahkemesine yeniden inceleme ve hüküm için gönderilir (m.304).
Cumhuriyet savcısı sanık lehine de kanun yollarına başvurabilir (m.260/3). Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla başvurabilir (m.261).
Başvurunun biçimi
Kanun yoluna başvuru, kural olarak hükmü veren mahkemeye verilen dilekçeyle ya da zabıt katibine yapılan beyanla gerçekleştirilir. İstinafta sanığın dilekçe veya beyanında başvuru nedenlerinin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz (m.273/4); temyizde ise temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır (m.294/1).
Başvurunun usule uygun yapılması önemlidir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin ön inceleme kararları itiraza tabidir (m.279). Temyiz isteminin reddi hâlinde ise temyiz eden, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar vermesini isteyebilir (m.296/2).
Kararın infaza etkisi
Süresi içinde yapılan istinaf (m.275) ve temyiz (m.293) başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Tutuklu sanık bakımından tutukluluğun devamı ayrıca değerlendirilir; dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir (m.104/3).
İtiraz ise kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz; ancak kararına itiraz edilen makam veya itirazı inceleyecek merci geri bırakılmasına karar verebilir (m.269).
Kanun yollarının işlevi
İstinaf ve temyiz, yargılamanın doğruluğunu güvence altına alan mekanizmalardır. Farklı derecedeki mahkemelerin aynı dosyayı incelemesi, hataların giderilmesine imkân tanır.
Temyizde Yargıtay, hükmü temyiz başvurusunda gösterilen, hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar (m.302/2). Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemiş olması gibi bazı hâllerde hukuka kesin aykırılık, temyiz dilekçesinde gösterilmiş olmasa da var sayılır (m.289).
Her başvuruda sonuç dosyanın özelliklerine bağlıdır. Başvurunun kabul edilmesi, kararın değişeceği anlamına gelmez.
Taraflar ve sınırlar
Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve katılan sıfatını almış olanlar için kanun yolları açıktır (m.260/1). Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi de açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir (m.262).
Bazı hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamaz; örneğin üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ile kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler bu kapsamdadır (m.272/3).
Duruşma ve inceleme biçimi
Bölge adliye mahkemesi önce dosya üzerinde ön inceleme yapar (m.278-279); gerekli görürse duruşma hazırlığına başlanır ve duruşma yapılır (m.280-281). Yargıtay ise on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde, incelemelerini uygun görmesi hâlinde duruşma yoluyla yapabilir (m.299).
Not
Mevzuat değişebilir; yazıdaki bilgiler yayın tarihi itibarıyla geneldir ve güncel kanun metniyle karşılaştırılmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir dosya için görüş içermez.
Aydın'da yargı yeri
Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
