İçeriğe geç

· Hazırlayan: Av. Muhammet Kaya

Haksız Fiilde Zamanaşımı: 2 ve 10 Yıl

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

Genel kural: iki ve on yıl

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72. maddesine göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İki yıllık süre göreceli, on yıllık süre mutlak süre olarak anılır: birincisi öğrenme tarihine, ikincisi fiilin işlendiği tarihe bağlıdır.

Bu sürelerin hesabında Kanunun 151. maddesi uyarınca zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zararı veya tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihi her somut olayda ayrıca belirlenir.

Trafik kazalarında zamanaşımı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesi motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için benzer bir düzen getirir: talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu hüküm zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacıya karşı açılacak davalar bakımından da önem taşır.

Aynı maddede, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 73. maddesi ise genel hükümler bakımından rücu isteminin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını düzenler.

Cezayı gerektiren fiillerde daha uzun süre

Hem 6098 sayılı Kanunun 72. maddesi hem 2918 sayılı Kanunun 109. maddesi, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması hâlinde bu daha uzun sürenin uygulanacağını belirtir. Trafik kazalarında ölüm veya yaralanma bulunması bu nedenle önem taşır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66. maddesi dava zamanaşımı sürelerini suçun kanundaki cezasına göre belirler: beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl. Taksirle öldürmenin temel hâli iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası, taksirle yaralamanın temel hâli dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirdiğinden, temel hâller bakımından bu iki süre akla gelir. Nitelikli hâllerde ceza üst sınırı değişeceğinden hangi sürenin uygulanacağı dosyadaki suç nitelendirmesine göre belirlenir.

Zamanaşımının durması ve kesilmesi

Türk Borçlar Kanununun 154. maddesine göre borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması ya da alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması zamanaşımını keser. 156. madde uyarınca kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar. 157. madde uyarınca dava veya def’i yoluyla kesilen zamanaşımı ise dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.

153. madde zamanaşımının işlemeye başlamadığı veya durduğu hâlleri sayar; örneğin velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları, evlilik devam ettiği sürece eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez. 158. madde ise davanın mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmesi ve bu arada zamanaşımının dolması hâlinde alacaklıya altmış günlük ek süre tanır. Ceza davasında da zamanaşımı ayrı kurallarla kesilebilir; Türk Ceza Kanununun 67. maddesi bunları düzenler.

Zamanaşımı def’i ve ödenen borç

Türk Borçlar Kanununun 72. maddesinin ikinci fıkrasına göre haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

Sigortacıya karşı açılacak davalarda da 2918 sayılı Kanunun 109. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır.

Aydın'da başvuru yeri

Sigorta uyuşmazlıklarında önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; ardından Sigorta Tahkim Komisyonu (çevrim içi) veya yetkili mahkemeler gündeme gelir. Kaza tutanağı şehir içinde kolluk, kırsalda jandarma tarafından düzenlenir. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Kaynaklar

İlgili yazılar

Hukuk sözlüğü · Sık sorulan sorular