Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Karar neyi iptal etti?
Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Bu bilgi, Mevzuat Bilgi Sistemindeki TMK metninde 175. maddeye düşülen dipnotta da yer almaktadır. Dipnota göre kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/6/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Madde bugünkü metniyle şöyledir: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. İptal edilen kısım yalnızca “süresiz olarak” sözcükleridir. Maddenin diğer unsurları, yani yoksulluğa düşme, kusurun daha ağır olmaması ve yükümlünün malî gücü, kararla iptal edilmemiştir.
Yoksulluk nafakası kaldırıldı mı?
Hayır. İptal edilen yalnızca nafakanın “süresiz” olarak nitelendirilmesidir; yoksulluk nafakası kurumu yürürlüktedir. İptal hükmü yürürlüğe girene kadar madde mevcut metniyle uygulanmaya devam edecektir. Yürürlük tarihinden sonra sürenin nasıl belirleneceği, yani sayısal bir üst sınır olup olmayacağı, hâkimin somut olaya göre mi karar vereceği veya yasama organının yeni bir düzenleme yapıp yapmayacağı, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla Kanun metnine yansımış değildir.
Bu nedenle “nafaka şu kadar yıl sürer” gibi kesin ifadeler, kanun metni değişmediği sürece güvenilir değildir. Konuya ilişkin gelişmeler Resmî Gazete ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kaynaklarından izlenebilir.
Karar ne zaman yürürlüğe girer, mevcut nafakalar ne olur?
Sık sorulan sorulardan biri, hâlen ödenmekte olan nafakaların ne olacağıdır. Kararın yürürlüğü 30/6/2027 olarak belirlenmiştir. Mevcut nafaka kararlarının yürürlük tarihinden sonra nasıl uygulanacağına ilişkin geçiş hükümleri, kararın gerekçesi ve ileride yapılabilecek kanuni düzenlemelere bağlıdır. Mevzuat metnindeki dipnotta bu konuda ayrı bir geçiş düzenlemesine yer verilmemiştir; dolayısıyla bu yazıda kesin bir yorum yapılmamıştır.
Bir nafaka kararının sona ermesi veya değişmesi, kendiliğinden gerçekleşen bir sonuç olarak anlatılmamalıdır. Kanun, nafakanın hangi hâllerde kalkacağını TMK 176. maddede ayrıca düzenler.
Nafakanın sona ermesi ve değiştirilmesi bakımından mevcut kurallar
TMK 176. maddeye göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Dolayısıyla AYM kararından bağımsız olarak, nafaka kararı kesinleştikten sonra da koşullar değişirse mahkemeye başvurulabilir. Nafaka kararı varken ödemenin tek taraflı olarak kesilmesi ise icra hukuku bakımından sonuç doğurabilir; bu konu “Nafaka Ödenmezse Ne Olur?” başlıklı yazıda ele alınmıştır.
Çocuk nafakası bu karardan etkilenir mi?
Karar yalnızca TMK 175. maddenin birinci fıkrasındaki ibareyle ilgilidir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası TMK 182 ve 327-331. maddelerde ayrı bir hukuki dayanağa sahiptir ve çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın ödeme gücü gibi ölçütlere bağlıdır. Çocuğun bakım borcu, TMK 328. maddeye göre çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; eğitimi sürüyorsa eğitimi sona erinceye kadar uzayabilir.
Benzer şekilde TMK 364. madde kapsamındaki yardım nafakası ve boşanma davası süresince hükmedilen tedbir nafakası da farklı hükümlere dayanır. Kamuoyunda “13. Yargı Paketi” adıyla anılan düzenleme önerileri ise AYM kararından ayrı bir konudur; bunların durumu ayrı bir yazıda özetlenmiştir.
Aydın'da yargı yeri
Boşanma, velayet ve nafaka davaları aile mahkemesinde görülür; yetkili mahkeme kanundaki yetki kurallarına göre belirlenir. Aydın Adliyesi'nde aile mahkemeleri bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
