Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Senetle ispat zorunluluğu: HMK m.200
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 200. maddesinin birinci fıkrasına göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri Kanunda yazılı parasal sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle sınırdan aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Maddede “yapıldıkları zamanki” ifadesi kullanıldığı için sınırın aşılıp aşılmadığı, işlemin yapıldığı tarihteki değere göre belirlenir. Ek madde 1’in ikinci fıkrası da 200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı tarihteki miktarın esas alınacağını belirtir.
Maddenin ikinci fıkrası ise senetle ispatı gereken hususlarda, birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebileceğini söyler. Böylece taraflar, belirli koşullarda senet yerine tanık delilini kabul edebilir.
Parasal sınır her yıl güncellenir
HMK’nin metninde 200. maddede yazılı sınır eski bir tutardır; ancak sınırın bu tutar olarak uygulanması gerekmez. Kanunun Ek 1. maddesine göre 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır.
Bu nedenle bir işlemin senetle ispat sınırını aşıp aşmadığını anlamak için işlemin yapıldığı yılın güncel sınırına bakılması gerekir. Güncel tutar, bu yazıda verilmemiştir; ilgili yıl için Resmî Gazete’de yayımlanan duyurulardan öğrenilmelidir.
Senede karşı tanıkla ispat yasağı: HMK m.201
HMK m.201’e göre senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, sınırdan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yani senetle kurulmuş bir hukuki durumu tanık beyanıyla çürütmek, tutar küçük olsa bile mümkün değildir.
Bu hüküm, senetle ispat zorunluluğunu tamamlayıcı niteliktedir. Birinci kural bir işlemin senetle ispatını, ikinci kural ise senedin aksinin tanıkla ispatının yasaklanmasını düzenler. İki hüküm birlikte okunmalıdır.
Tanık dinlenebilen hâller
HMK m.202, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunmasını ayrı bir tanık dinleme sebebi olarak düzenler. Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
Senetle ispat kuralı mutlak değildir. HMK m.203, senetle ispat zorunluluğunun istisnalarını sayar ve bu hâllerde tanık dinlenebileceğini belirtir. Bu hâller şunlardır:
- Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler.
- İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler.
- Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler.
- Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları.
- Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları.
- Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli.
Belge ve senetlerin ispat gücü
HMK m.199 belgeyi, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları olarak tanımlar. Dolayısıyla belge kavramı geniştir; ancak senetle ispat kuralı bakımından önemli olan, belgenin senet niteliğinde olup olmadığıdır.
İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır (m.204). Adi senetler ise mahkeme huzurunda ikrar olunmuşsa veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilmişse aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılır (m.205). Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler de senet hükmündedir. Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz (m.209).
Kanunun ispat hakkına ilişkin hükmü de önemlidir: Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz (m.189/3). Taraflar ise delil sözleşmesiyle belirli koşullarda ispat araçlarını değiştirebilir; ancak bir tarafın ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir (m.193).
Uygulamada dikkat edilecek noktalar
Tanık delili ileri sürülecekse HMK m.240 uyarınca tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar; bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.
Senetle ispat sınırını aşan işlemlerde yazılı belge düzenlenmesi, ödemelerin banka kaydı veya makbuzla belgelendirilmesi ve belgelerin saklanması ispat bakımından önem taşır. Tanık dinlenebilecek bir istisna bulunup bulunmadığı ise her olayda ayrıca değerlendirilir.
Aydın'da yargı yeri
Medeni hukuk uyuşmazlıkları, konusuna göre sulh hukuk, asliye hukuk veya tüketici mahkemesinde görülür; icra işlemleri icra müdürlüklerinde yürütülür. Aydın Adliyesi'nde icra müdürlüğü ve arabuluculuk bürosu bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
