Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Kasko ve zorunlu trafik sigortasının farkı
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kanunla yaptırılması zorunlu kılınan, üçüncü kişilere verilen zararlara karşı işleteni koruyan bir sigortadır. Kasko ise araç sahibinin kendi aracında meydana gelen hasarı teminat altına almak üzere isteğe bağlı olarak yaptırdığı sigortadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 100. maddesi, bu Kanunun belirli hükümlerinin ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanacağını belirtir; ancak bu hüküm araç hasarını karşılayan kasko sözleşmesinin kendisini düzenlemez.
Kasko sözleşmesi bakımından belirleyici olan, poliçe, genel şartlar ve Türk Ticaret Kanununun sigorta sözleşmelerine ilişkin hükümleridir. Bu yazıda söz konusu hükümlerin madde veya süre ayrıntısına yer verilmemiştir; teminat kapsamı, istisnalar ve bildirim yükümlülükleri poliçe ve güncel genel şartlardan kontrol edilmelidir.
Hasar talebinin reddi ve gerekçe
Sigortacı hasar talebini kısmen veya tamamen reddedebilir. Reddin gerekçeleri genellikle olayın teminat kapsamı dışında kaldığı, poliçede sayılan istisnalardan birinin gerçekleştiği, sigortalının yükümlülüklerine aykırı davrandığı veya hasarın miktarının sigortacının değerlendirmesinden farklı olduğu şeklinde olur. Her gerekçe poliçe ve genel şartlardaki dayanağıyla birlikte değerlendirilir.
Ret kararının yazılı gerekçesini ve hasar dosyasında yer alan belgeleri sigortacıdan istemek, itiraz edilecek noktaların belirlenmesi bakımından önem taşır. Hasar tespiti, onarım teklifleri ve varsa değer kaybına ilişkin raporlar bu noktada başvurulan belgelerdir.
Sigortacıya başvuru
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. maddesine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna gidebilmek için sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de komisyona başvuru için yeterlidir.
Bu nedenle ret kararına itiraz niteliğindeki yazılı başvurunun yapılması ve tarihinin belgelenmesi, sonraki yolların açılması bakımından önemlidir. Zorunlu sigortalarda 2918 sayılı Kanunun 97. maddesinde aranan yazılı başvuru ayrıca belirtilmiştir; kasko bakımından ise Sigorta Tahkim Komisyonuna gidebilmenin şartı Sigortacılık Kanununun yukarıdaki hükmünde düzenlenmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu yolu
Kanunun 30. maddesine göre sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanabilir. İlgili mevzuatla zorunlu tutulmayan sigortalarda bu imkân, sigortacının sisteme üye olup olmadığına bağlı olarak değerlendirilmelidir.
Başvuru önce raportörlerce incelenir; raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlar. Çözümlenemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir ve hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar verir. Belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; üzerindeki uyuşmazlıklarda karara karşı, komisyonca bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. Güncel parasal sınırlar resmî kaynaklardan öğrenilmelidir.
Mahkeme ve hakem heyeti yolu
Aynı maddenin ilgili fıkrası, mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağını belirtir. Bu nedenle tahkim, mahkeme ve hakem heyeti yolları arasındaki tercih, uyuşmazlığın ilerleyen aşamasını etkiler.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun tanımına göre tüketici işlemi kavramı sigorta sözleşmelerini de kapsar; kasko sözleşmesi tüketici işlemi niteliğindeyse 73. madde uyarınca tüketici mahkemeleri görevlidir. Aynı Kanunun 73/A maddesi, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenler; bazı uyuşmazlık türleri bu kuralın dışındadır. Sigortalının tüketici sayılmadığı hâllerde genel görev ve yetki kuralları uygulanır.
Bilirkişi incelemesi ve süre
Dava veya tahkim sürecinde hasar miktarı, onarım kalemleri ve değer kaybı gibi teknik konular bilirkişi incelemesiyle ele alınır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281. maddesine göre taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporun tamamlanmasını, açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir.
Kasko sözleşmesinden doğan taleplerin zamanaşımı süreleri Türk Ticaret Kanunu ve ilgili düzenlemelerde yer aldığından, bu yazıda süre belirtilmemiştir. Poliçe ve kanun metninden süre kontrol edilmeli, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Aydın'da başvuru yeri
Sigorta uyuşmazlıklarında önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; ardından Sigorta Tahkim Komisyonu (çevrim içi) veya yetkili mahkemeler gündeme gelir. Kaza tutanağı şehir içinde kolluk, kırsalda jandarma tarafından düzenlenir. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
