Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
İfade ve sorgu ne demektir?
Ceza Muhakemesi Kanununa göre ifade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini; sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesini anlatır (CMK m.2/1-g, h). Ceza Muhakemesi Kanununun 147. maddesi, ifade alma ve sorguya çekme sırasında uyulması gereken kuralları ortak bir çerçevede sıralar.
İfadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır. Davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır (CMK m.145). Çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir (CMK m.146). Dolayısıyla çağrıya uymak ile ifadede ne söyleneceği birbirinden ayrı konulardır. Kanun, çağrılan kişiye bir açıklama yükümlülüğü değil, açıklamada bulunup bulunmama konusunda bir hak tanır.
Açıklamada bulunmama hakkı
Kanunun 147. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre, ifade alınırken kişiye yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir. Bu bilgilendirme, ifade alma işleminin zorunlu adımlarından biridir. Kişinin susması, tek başına bir yaptırıma bağlanmamıştır.
Aynı maddenin (a) bendi ise bir ayrım yapar. Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır ve kişi, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür. Yani sessiz kalma hakkı, olaya ilişkin açıklamalar bakımındandır; kimlik bilgilerinin doğru bildirilmesi ise kanunda ayrıca yükümlülük olarak düzenlenmiştir.
Kanun ayrıca şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğinin kişiye hatırlatılmasını, kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağının tanınmasını öngörür (CMK m.147/1-f).
Müdafi yardımı hakkı
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m.149). İfade alınırken kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafiin hukukî yardımından yararlanabileceği ve ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmayan ve bir müdafi yardımından faydalanmak isteyen kişiye baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m.147/1-c).
Kanun, avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını belirtir (CMK m.149/3). Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149/2).
Bazı hâllerde müdafi görevlendirilmesi için kişinin istemi aranmaz. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise ya da alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma veya kovuşturma yapılıyorsa, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2-3).
Yasak usuller ve ifadenin delil değeri
Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Kanun, bunu engelleyen kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahalelere izin vermez. Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez (CMK m.148/1-2).
Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148/3). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade ise hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması gerekirse bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir (CMK m.148/5).
Tutanak ve kayıt
İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır. İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır. Tutanakta işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları, kanunda sayılan bilgilendirmelerin yapılıp yapılmadığı, yapılmadıysa nedenleri yer alır. Tutanak içeriğinin ifade veren ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı da tutanağa yazılır; imzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri belirtilir (CMK m.147/1-h,i).
Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığının derhâl bildirilmesi de aynı maddede sayılan hususlardandır (CMK m.147/1-d).
Gözaltı, sorgu ve kovuşturma evresi
Yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu zorunlu süre ise on iki saatten fazla olamaz (CMK m.91/1).
Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır (CMK m.91/2). Gözaltındaki kişinin ifadesi alınırken de yukarıda anlatılan bilgilendirmeler ve müdafi hakkına ilişkin kurallar aynen geçerlidir. Gözaltı sürelerinin ayrıntıları ve toplu suçlardaki uzatma hükümleri için Kanunun 91. maddesinin tamamına bakılmalıdır.
Kovuşturma evresinde sanığın sorgusu mahkeme huzurunda yapılır ve aynı bilgilendirme kuralları burada da uygulanır; çünkü Kanunun 147. maddesi hem ifade almayı hem de sorguya çekmeyi kapsar. Duruşma sonunda hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir (CMK m.231/2).
Kolluk önünde alınan ifade ile hâkim veya mahkeme önünde verilen beyan arasındaki ilişki, Kanunun 148. maddesinin dördüncü fıkrasıyla düzenlenmiştir. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu kural, ifade sırasında müdafi bulunmasının delil bakımından da önem taşıdığını gösterir.
Özetle kanun; suçun anlatılmasını, müdafi hakkının bildirilmesini, açıklamada bulunmama hakkının hatırlatılmasını ve işlemin tutanağa bağlanmasını ifade alma sürecinin parçası olarak düzenler. Bu bilgilendirmelerin yapılıp yapılmadığı tutanağa geçirilir. Her dosyanın koşulları farklı olduğundan, belirli bir olayda hangi hükmün nasıl uygulanacağı dosyanın tamamı incelenerek belirlenir. Bu metin genel bilgi niteliğindedir.
Aydın'da yargı yeri
Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
