Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Ödeme emri ve itiraz süresi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa (İİK) göre ilamsız icra takibinde alacaklının takip talebi üzerine icra müdürü, talebin Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler (m.60). Ödeme emri, borçluya takip talebinden itibaren nihayet üç gün içinde tebliğe gönderilir (m.61). Ödeme emrinde, borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi ihtarı, borca veya takibe itiraz hakkı ve bunun süresi yer alır.
İtiraz süresi, İİK m.62’de belirlenmiştir. İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır. Süre tebliğ tarihinden başladığı için tebligat tarihinin doğru tespit edilmesi önemlidir.
İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapılırsa bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir.
İtirazın kapsamı ve zorunlu açıklamalar
İİK m.62 itirazın içeriğine ilişkin bazı zorunlulukları da düzenler. Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir; aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddeden borçlu bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi hâlde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.
İtiraz edilen alacaklıya, icra dairesince üç gün içinde bir muhtıra ile tebliğ edilir. Borçluya da itiraz ettiğine dair bir belge verilir. Kanunun 63. maddesi, itiraz eden borçlunun itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremeyeceğini ve genişletemeyeceğini belirtir.
İtirazın takibe etkisi
İİK m.66’ya göre süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.
Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden uygulamaya yarayan imzaların getirilmesini isteyebilir.
Süresinde itiraz edilmemesi, takibin kesinleşmesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde sürelerin hesaplanması ve gerekiyorsa vakit kaybetmeden harekete geçilmesi önemlidir. Süre geçmişse İİK m.65 uyarınca gecikmiş itiraz yolu, ancak kusursuz bir engel bulunması hâlinde mümkündür.
Gecikmiş itiraz: İİK m.65
Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememişse, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maninin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve dayanaklarını bildirmeye ve ilgili duruşmaya ilişkin harç ve masrafları ödemeye mecburdur.
İcra mahkemesi, mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir; mazeretin kabulü hâlinde icra takibi durur. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa, mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67. maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.
İtirazdan sonra alacaklının başvurabileceği yollar
Takibe itiraz edildiğinde alacaklının önünde birden fazla yol vardır. İİK m.67 uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine Kanunda belirtilen alt sınırdan aşağı olmamak üzere bir tazminatla mahkûm edilir. Tazminata ilişkin oranın güncel hâli Kanun metninden okunmalıdır. Birinci fıkradaki itirazın iptali süresini geçiren alacaklının, genel hükümlere göre alacağını dava etme hakkı saklıdır.
İİK m.68 ise itirazın kesin olarak kaldırılmasını düzenler. Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmediği takdirde, yeniden ilamsız takip yapılamaz.
Borçlunun menfi tespit davası açabileceği de İİK m.72’de ayrıca düzenlenmiştir. Kira alacağı veya tahliye takiplerinde de itiraz süresi yedi gündür; İİK m.269 uyarınca bazı hâllerde bu süre üç gündür. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise (m.168) süreler farklıdır: borcun ödenmesi için on gün, borca itiraz ve şikâyet için beş gün öngörülmüştür. Takip türüne göre süre ve merciin değiştiği unutulmamalıdır.
Aydın'da yargı yeri
Medeni hukuk uyuşmazlıkları, konusuna göre sulh hukuk, asliye hukuk veya tüketici mahkemesinde görülür; icra işlemleri icra müdürlüklerinde yürütülür. Aydın Adliyesi'nde icra müdürlüğü ve arabuluculuk bürosu bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
