İçeriğe geç

· Hazırlayan: Av. Muhammet Kaya

Hesap Kullandırma ve TCK 158/4: 7589 Sayılı Kanun Sonrası Durum

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

Düzenlemenin yeri ve dolandırıcılık çerçevesi

Halk arasında IBAN kiralama olarak anılan uygulama, hukuken bir kişinin kendisine veya başkasına ait banka hesabını ya da ödeme aracını bir başkasının kullanımına sunması şeklinde ortaya çıkar. Bu tür fiiller dolandırıcılık suçlarıyla bağlantılı olarak gündeme gelebilir. Türk Ceza Kanununun 158. maddesi nitelikli dolandırıcılığı düzenler ve bu maddenin (f) bendi, suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak sayar.

16 Temmuz 2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle 158. maddeye dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu yazı, o fıkranın metnine dayanarak genel bir çerçeve sunar.

158. maddenin birinci fıkrası, dolandırıcılığın dinî inanç ve duyguların istismarı, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması, bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtması gibi on iki ayrı nitelikli hâlini sayar. Maddenin üçüncü fıkrasına göre bu suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır; suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır.

Dördüncü fıkra, bu çerçevede iştirak hâlinin özel bir görünümü için cezanın yarı oranında azaltılmasını öngörür. Hükmün uygulanması, iştirakin kanunda tarif edilen fiille sınırlı kalmasına bağlıdır. Bu sınırın aşılıp aşılmadığı, dosyadaki delillere göre mahkemece belirlenir. Ceza miktarlarına ilişkin güncel hükümler Türk Ceza Kanunu metninden izlenebilir.

158. maddenin dördüncü fıkrası ne söylüyor?

Fıkraya göre; 158. madde ile 157. maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında azaltılır.

Metinden anlaşılan, hükmün üç unsura dayandığıdır. İlki, fiilin 157 veya 158. maddedeki dolandırıcılık suçlarına bir iştirak olmasıdır. İkincisi, katkının ödeme aracı veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ya da araçların başkasına verilmesinden ibaret olmasıdır. Üçüncüsü ise bu fiille sınırlı kalınmasıdır.

Sınırlı kalma şartı

Kanundaki fiille sınırlı olması ifadesi önemlidir. Kişinin katkısı, ödeme araçlarının veya hesap bilgilerinin verilmesinin ötesine geçiyorsa, örneğin dolandırma eylemine başka biçimde katılıyorsa, fıkrada anlatılan azaltmanın uygulanıp uygulanmayacağı mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır. Katkının niteliği, dosyadaki delillere göre belirlenir.

Fıkra, belli bir fiili ayrı ve bağımsız bir suç olarak tanımlamaz. Düzenleme, mevcut iştirak hükümleri içinde bu tür katkı için cezanın yarı oranında azaltılmasını öngörür. Bu nedenle fiilin hukuki nitelendirilmesi ve ceza miktarı, ilgili suçun kendi hükümlerine göre belirlenmeye devam eder.

Kart bilgilerinin verilmesine ilişkin ayrı bir madde var mı?

Kamuoyunda zaman zaman kart bilgilerinin başkasına verilmesini ayrıca suç sayan bir 245/B maddesinden söz edilmiştir. İncelenen güncel Türk Ceza Kanunu metninde 245. maddeden sonra 245/A gelir, ardından 246. madde yer alır; 245/B numaralı bir madde bulunmamaktadır. Dolayısıyla yürürlükteki metinde böyle bir madde varmış gibi anlatım yapılamaz.

245. madde, başkasına ait banka veya kredi kartının kendisine ya da başkasına yarar sağlamak üzere rıza dışı kullanılmasını düzenler. Hesap veya kart bilgisi verilmesi fiilinin hangi suç tipine girdiği, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Geçiş ve lehe kanun

Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren bir kanun, failin lehine ise Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca lehe olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Yeni dördüncü fıkra cezanın azaltılmasını öngördüğünden, devam eden veya sonuçlanmış dosyalarda bu fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı, lehe kanun ilkesi çerçevesinde yetkili mahkeme tarafından değerlendirilir.

Yürürlük tarihi ve geçici hükümlere ilişkin ayrıntılar bu çalışmada incelenen kanun metinlerinde yer almadığından, bu konuda belirli bir süre veya usul belirtilmemiştir. Güncel durum Resmî Gazetede yayımlanan değişiklik kanunundan öğrenilebilir.

Hesap askıya alma ile ilişkisi

Dolandırıcılık ve kartların kötüye kullanılması gibi suçlarda kullanılan hesaplar bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 128/A maddesi de ayrıca önem taşır. Bu madde, belirli suçlar hakkında makul şüphe bulunması hâlinde hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına imkân tanır.

Bu metin genel bilgi niteliğindedir. Hesap veya kart kullandırma fiilinin belirli bir olayda nasıl nitelendirileceği, dosyanın bütününe göre belirlenir.

Aydın'da yargı yeri

Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Kaynaklar

İlgili yazılar

Hukuk sözlüğü · Sık sorulan sorular