Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; yayın tarihindeki bilgilere göre hazırlanmıştır, mevzuat değişebilir ve hukuki görüş niteliği taşımaz.
Güvence bedeli ve dayanağı
Günlük dilde depozito olarak anılan kira güvencesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 342. maddesinde “kiracının güvence vermesi” başlığı altında düzenlenmiştir. Madde, konut ve çatılı işyeri kiraları için geçerlidir. Kanunun 339. maddesi, bu kiralara ilişkin hükümlerin bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanacağını belirtir; niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanması bu kapsamın dışındadır.
Maddenin birinci fıkrası, sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvencenin üç aylık kira bedelini aşamayacağını söyler. Dolayısıyla güvence sözleşmede bir şart olarak yer alabilir; ancak miktarı Kanundaki sınırla bağlıdır. Sınırı aşan kısmın geçerliliği tartışmalıdır ve ayrıca değerlendirilmelidir.
TBK m.346 da kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini ve kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğunu belirtir. TBK m.340 ise kiracının yararı olmaksızın, kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlanan bağlantılı sözleşmeleri geçersiz sayar.
Güvencenin bankada tutulması
TBK m.342/2’ye göre güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır; kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.
Bu usulün amacı, güvencenin kira ilişkisi boyunca korunmasını ve her iki tarafın hakkının gözetilmesini sağlamaktır. Kanun metninden, güvencenin kiraya verenin elinde değil bankada tutulacağı anlaşılır. Güvencenin elden teslim edildiği durumlarda ise ödeme ve iade ispatı açısından yazılı belge ve dekont önem taşır; HMK m.200’de belirtilen senetle ispat kuralı bu bakımdan göz önünde tutulmalıdır.
Kira sona erdikten sonra geri verilme
Güvencenin geri verilmesi bakımından Kanun üç yol öngörür: iki tarafın rızası, icra takibinin kesinleşmesi veya kesinleşmiş mahkeme kararı. Bunlardan ilkinde kiraya veren ve kiracı birlikte bankaya başvurur; diğer iki yolda ise bir uyuşmazlık söz konusudur.
Maddenin üçüncü fıkrası, kiracı lehine önemli bir süreyi düzenler. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.
Yani süre, sözleşmenin sona ermesinden itibaren işler. Kiraya veren dava veya takibe başlamışsa ve bunu bankaya yazılı olarak bildirmişse, güvence bu uyuşmazlığın sonucuna kadar bankada kalır. Bildirim yapılmamışsa kiracı bankaya başvurarak güvencenin iadesini isteyebilir.
İade uyuşmazlığında izlenebilecek yollar
Kiraya veren ve kiracı güvencenin iadesi konusunda anlaşamazsa, kiracı veya kiraya veren dava yoluna başvurabilir veya icra takibi yapabilir. Görev bakımından HMK m.4, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları konu alan davaların, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde görüleceğini düzenler.
Kiraya veren, güvenceye karşı kiralananda meydana gelen hasar veya ödenmemiş kira gibi alacaklar için dava ya da takip yoluyla hak ileri sürebilir. Bu hakkın ileri sürülmesi için TBK m.342/3’teki üç aylık süre ve bankaya yazılı bildirim şartı önem taşır.
Zamanaşımı bakımından TBK m.146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; m.147/1 ise kira bedelleri ve anapara faizleri gibi dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı öngörür. Güvence iadesi talebine hangi sürenin uygulanacağı alacağın niteliğine göre değerlendirilir.
Faiz ve belgelerin saklanması
Kanun metni, güvence olarak yatırılan paranın faizinin kime ait olacağını ayrıca düzenlemez; bu konuda sözleşme hükümleri ve somut olay önem taşır.
Uyuşmazlık yaşanmaması için kira sözleşmesinin güvenceye ilişkin maddesi, bankaya yatırma dekontu, hesap hareketleri, tahliye ve teslim tutanağı ile yazışmaların saklanması yararlıdır. Güvencenin iadesi sırasında kiralananın teslim durumunu gösteren belgeler de ispat bakımından önem taşır.
Aydın'da yargı yeri
Medeni hukuk uyuşmazlıkları, konusuna göre sulh hukuk, asliye hukuk veya tüketici mahkemesinde görülür; icra işlemleri icra müdürlüklerinde yürütülür. Aydın Adliyesi'nde icra müdürlüğü ve arabuluculuk bürosu bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
