İçeriğe geç

Sözleşmeye Aykırılık, Temerrüt ve Sözleşmenin Feshi

Borca aykırılık, temerrüt şartları, alacaklının seçimlik hakları, cezai şart ve sözleşmeden dönme veya fesih hakkında Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel bilgi.

Bir sözleşme kurulduktan sonra taraflardan biri borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmezse sözleşmeye aykırılık ortaya çıkar. Türk Borçlar Kanunu (6098), borca aykırılığın sonuçlarını genel hükümlerde düzenler: borçlunun tazminat sorumluluğu, temerrüt, alacaklıya tanınan seçimlik haklar, cezai şart ve sözleşmenin sona ermesi bu çerçevenin başlıca konularıdır. Aykırılığın hangi türde olduğu ve borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, alacaklının hangi haklara sahip olacağını belirler.

Bu sayfa genel bilgi niteliğindedir ve belirli bir sözleşme hakkında değerlendirme içermez. Somut bir uyuşmazlıkta sözleşmenin metni, tarafların davranışları ve ispat durumu belirleyici olur. Mevzuat değişebileceğinden güncel metin mevzuat.gov.tr adresinden izlenmelidir.

Kapsam

  • Borca aykırılık ve giderim borcu (TBK m.112-114)
  • Temerrüt şartları ve gecikme tazminatı (TBK m.117-122)
  • Seçimlik haklar: ifa, tazminat, dönme (TBK m.123-126)
  • Cezai şart (TBK m.179-182)
  • Aşırı yararlanma ve irade sakatlıkları
  • Aşırı ifa güçlüğü (TBK m.138)
  • Zamanaşımı ve ispat

Süreç nasıl işler

  1. Aykırılığın tespiti

    Borcun hiç ifa edilmediği, geç ifa edildiği veya gereği gibi ifa edilmediği belirlenir. Sözleşme metni, yazışmalar ve teslim belgeleri bir araya getirilir.

  2. Temerrüdün oluşması

    Muaccel borçta alacaklının ihtarı ile temerrüt gerçekleşir. Ödeme gününün belirli olduğu hâllerde bu günün geçmesi yeterlidir (TBK m.117).

  3. Süre verilmesi

    Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, borçluya ifa için uygun bir süre verebilir veya hâkimden süre verilmesini isteyebilir (TBK m.123). Kanundaki bazı hâllerde süre verilmesine gerek yoktur (TBK m.124).

  4. Seçimlik hakkın kullanılması

    Süre içinde ifa edilmezse alacaklı ifayı ve gecikme tazminatını isteyebilir; ifadan vazgeçtiğini hemen bildirerek ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK m.125).

  5. Dava veya takip

    Alacak ve tazminat istemleri, icra takibi veya dava yoluyla ileri sürülür. Yargılama HMK’ya göre yürütülür.

Borca aykırılık ve giderim borcu

Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Burada ispat yükü borçludadır: kusursuzluğunu borçlu kanıtlamalıdır. Yapma borcunun ifa edilmemesi hâlinde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu ise bu davranışın doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.113).

Borçlu genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Sorumluluğun kapsamı işin özel niteliğine göre belirlenir (TBK m.114). Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına dair önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115).

Temerrüt şartları ve gecikme tazminatı

Temerrüt için borcun muaccel olması gerekir. Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; ifa günü taraflarca belirlenmişse bu günün geçmesiyle temerrüt oluşur (TBK m.117). Temerrüde düşen borçlu, temerrüdünde kusuru olmadığını ispat etmedikçe geç ifadan doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.118). Temerrüde düşen borçlu ayrıca beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumlu olur; ancak kusuru olmadığını veya borcu zamanında ifa etseydi bile zararın doğacağını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir (TBK m.119).

Para borçlarında sözleşmede kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir (TBK m.120). Temerrüt faizini aşan zarar bulunuyorsa borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür (TBK m.122).

Alacaklının seçimlik hakları

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğünde diğeri, borcun ifası için uygun bir süre verebilir veya hâkimden süre verilmesini isteyebilir (TBK m.123). Borçlunun durumundan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, temerrüt sonucu ifa alacaklı için yararsız kalmışsa ya da ifanın belirli zamanda yapılmamasının ardından artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa süre verilmesine gerek yoktur (TBK m.124).

Verilen süre içinde borç ifa edilmemişse alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı ayrıca ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini hemen bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilir (TBK m.125). İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir (TBK m.126).

Cezai şart

Sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâli için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından feragat etmedikçe ve ifayı çekincesiz kabul etmedikçe asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK m.179).

Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Zarar cezayı aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusurunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez (TBK m.180). Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir. Asıl borç geçersizse cezanın ifası istenemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182).

Aşırı yararlanma ve irade sakatlıkları

Sözleşmeye aykırılık dışında, sözleşmenin geçerliliğine ilişkin sorunlar da bağlayıcılığı etkiler. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27). Karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmişse, zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini ya da oransızlığın giderilmesini isteyebilir; bu hak kanunda belirtilen sürelerde kullanılmalıdır (TBK m.28).

Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşme ile bağlı olmaz (TBK m.30). Aldatma ve korkutma hâlinde de sözleşmeyle bağlılık ortadan kalkar (TBK m.36, 37). Yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39).

Aşırı ifa güçlüğü ve imkânsızlık

Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer (TBK m.136). Kısmi imkânsızlıkta borçlu, borcunun yalnızca imkânsızlaşan kısmından kurtulur (TBK m.137). Sözleşme yapıldığında öngörülmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkar ve ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse, borçlu hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bu mümkün değilse sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu kural olarak dönme hakkı yerine fesih hakkını kullanır (TBK m.138).

Bu hükmün uygulanması için borçlunun borcu henüz ifa etmemiş olması veya ifa etmişse aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutmuş olması gerekir. Koşulların varlığı somut olayda hâkim tarafından değerlendirilir.

Zamanaşımı ve yargılama

Sözleşmeden doğan alacaklar kanunda aksine hüküm bulunmadıkça on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler, vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar ve belirli eser sözleşmesi alacakları için beş yıllık süre öngörülmüştür (TBK m.147). Bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez (TBK m.148). Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149).

Sözleşmeye aykırılıktan doğan uyuşmazlıklar, icra takibi veya dava yoluyla ileri sürülebilir. Dava genel kurallara göre açılır; sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10). İspat yükü kural olarak iddia edilen vakıadan lehine hak çıkaran taraftadır (HMK m.190). Kanunda belirtilen parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerektiği için sözleşmenin yazılı yapılması ve belgelerin saklanması önem taşır (HMK m.200).

Aydın'da yargı yeri

Medeni hukuk uyuşmazlıkları, konusuna göre sulh hukuk, asliye hukuk veya tüketici mahkemesinde görülür; icra işlemleri icra müdürlüklerinde yürütülür. Aydın Adliyesi'nde icra müdürlüğü ve arabuluculuk bürosu bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Sık sorulan sorular

Temerrüt için ihtar gerekir mi?

Muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ödeme günü sözleşmeyle belirlenmişse veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak usulüne uygun bildirimle belirlenmişse bu günün geçmesiyle, haksız fiilde ise fiilin işlendiği tarihte temerrüt gerçekleşir (TBK m.117).

Cezai şart fahiş ise ne olur?

Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182). Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir, ancak bu serbestlik hâkimin aşırı cezaya müdahale yetkisini ortadan kaldırmaz.

Aşırı ifa güçlüğü nedir?

Sözleşme yapıldığında öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse borçlu, hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir (TBK m.138). Sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılır.

İhtarname zorunlu mudur?

Kanun temerrüt için alacaklının ihtarını arar (TBK m.117); madde metninde ihtarın şekline ilişkin ayrı bir hüküm yer almaz. Uygulamada ihtarın yapıldığını ve borçluya ulaştığını gösteren yazılı bir belgenin bulunması, ispat bakımından önem taşır.

Sözleşmeden dönme veya fesih ne zaman sonuç doğurur?

Dönme veya fesih hakkının kapsamı ve sonuçları sözleşmenin türüne göre değişir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtulur ve verdiklerini geri isteyebilir (TBK m.125). İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde ise alacaklı sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.126).

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.