İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde takip türleri, ödeme emri, itiraz, itirazın iptali ve haciz süreci hakkında genel bilgi.
İcra takibi, alacaklının alacağını devlet eliyle tahsil etmesini sağlayan bir yoldur. Usul ve esasları 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) düzenlenir. Takip, mahkeme kararına dayanıyorsa ilamlı, mahkeme kararına dayanmıyorsa ilamsız takip olarak adlandırılır. İlamsız takipte borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrine karşı süresi içinde itiraz edebilir.
Bu sayfa, takibin temel aşamalarını genel hatlarıyla tanıtır. Belirli bir dosya hakkında değerlendirme içermez. Süreler ve parasal sınırlar kanunda gösterilmiştir ve zaman zaman değişir. Somut bir işlemde, tebliğ tarihine göre geçerli olan süreler ve tutarlar için kanunun ilgili dönemdeki metnine bakılmalıdır.
- İcra takibi türleri
- İlamsız takip ve ödeme emri
- Ödeme emrine itiraz
- İtirazın kaldırılması ve itirazın iptali (İİK m.67 ve m.68)
- Haciz ve muhafaza
- Haczedilemeyecek mallar (İİK m.82)
- Satış ve ihale
- İcra mahkemesine şikâyet
- Menfi tespit ve istirdat davaları
Takip talebi
Alacaklı, icra dairesine takip talebinde bulunur. Talepte alacağın miktarı ve dayanağı belirtilir.
Ödeme emrinin tebliği
İcra dairesi, borçluya ödeme emri gönderir. Tebliğ tarihi, itiraz süresinin başlangıcı olduğundan önemlidir.
İtiraz veya ödeme
Borçlu, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ya da borcu ödeyebilir (İİK m.60 ve m.62). İtiraz edilmezse takip kesinleşir.
İtirazın kaldırılması veya iptali
Borçlu itiraz ederse takip durur. Alacaklı, itirazın kaldırılması (İİK m.68 ve m.68/a) veya iptali (İİK m.67) için ilgili mahkemeye başvurabilir.
Haciz ve satış
Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz talep edebilir. Haczedilen mallar kanundaki usullerle satılır ve alacak ödenir.
İcra takibi türleri
İİK, takip yollarını ilamlı ve ilamsız olarak ayırır. İlamlı takip, mahkeme ilamına dayanır. İlamsız takip ise bir mahkeme kararı gerektirmeden, doğrudan icra dairesine başvurarak başlatılan takiptir.
İlamsız takip kendi içinde genel haciz yoluyla takip, kambiyo senetlerine özgü takip ve kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin takip gibi türlere ayrılır. Hangi takip yolunun kullanılacağı, alacağın dayanağına göre belirlenir.
İlamsız takip ve ödeme emri
İlamsız takipte alacaklı, icra dairesine bir talep sunar. İcra dairesi bu talebe dayanarak borçluya bir ödeme emri gönderir; ödeme emri, takip talebinden itibaren en geç üç gün içinde tebliğe gönderilir (İİK m.61). Ödeme emrinde alacağın miktarı, dayanağı ve borçlunun yapabileceği işlemler belirtilir.
Ödeme emri tebliğ edilince borçlu, yedi gün içinde borcu ödeyebilir ya da itiraz edebilir. Tebliğ, usulüne uygun yapılmazsa süre işlemeyebilir. Bu nedenle tebligatın gerçekleştiği tarih ve şekil önemlidir.
İtiraz ve sonuçları
Borçlu, borcun tamamına veya bir kısmına, ayrıca takibin dayanağına ya da icra dairesinin yetkisine itiraz edebilir. İtiraz, süresi içinde yapılırsa takip durur. Alacaklı itiraza rağmen takibe devam edemez.
İtiraz süresinden sonra yapılırsa, kural olarak sonuç doğurmaz. Kanun, borçlunun kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle süresi içinde itiraz edememesi hâli için sınırlı bir istisna öngörmüştür (İİK m.65). Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir; aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m.62).
İtirazın kaldırılması ve iptali
İtiraz karşısında alacaklı iki yola başvurabilir. Takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, itirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68). Takibin dayandığı senet özel ise ve imza itiraz sırasında reddedilmişse, aynı süre içinde itirazın geçici olarak kaldırılması istenebilir (İİK m.68/a). Bu yollar uygun değilse, genel mahkemede itirazın iptali davası açılabilir.
İtirazın iptali davası, İİK m.67’ye dayanır. Dava, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde açılmalıdır. Alacaklının ispat yükü vardır. Kanun, haksız itiraz eden borçlu için, takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı için de, diğer tarafın talebi üzerine, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat öngörür.
Haciz, muhafaza ve satış
Takip kesinleşince alacaklı haciz talep edebilir. İcra dairesi, haczedilebilen mallara el koyar. Haczedilen mallar, muhafaza altına alınır ya da borçluya bırakılır. Haciz, borçlunun mal üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlar.
İİK m.82, haczedilemeyecek malları sayar. Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ev eşyası, borçlunun haline münasip evi ve mesleğini sürdürebilmesi için gerekli eşya gibi bazı mallar bu kapsamdadır; para, kıymetli evrak ve altın gibi kıymetli şeyler hariçtir. Haczedilen mallar kanundaki usullerle satılır; satış sonucunda elde edilen bedel alacaklıya ödenir.
İcra mahkemesine şikâyet ve menfi tespit
İcra dairesinin işlemlerine karşı kanun, icra mahkemesine şikâyet yolunu düzenler. Şikâyet, işlemin kanuna aykırı olduğu veya hadiseye uygun bulunmadığı iddiasıyla, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (İİK m.16). Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir. İhalenin feshi ise ayrı bir yoldur; ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden şikâyet yoluyla istenir (İİK m.134).
Borçlu olmadığı hâlde takibe uğrayan kişi, icra takibinden önce veya takip sırasında menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi ise, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde istirdat davası açabilir. İİK m.72, bu davaları düzenler.
Belgeler ve tebligat
İcra takibinde belgelerin düzeni önem taşır. Alacaklı için fatura, sözleşme, senet, cari hesap ekstresi, ihtarname ve yazışmalar; borçlu için ise ödeme dekontları, makbuzlar ve borcun bulunmadığını gösteren kayıtlar dosyada kullanılabilecek belgelerdir. Takip talebinde belirtilen miktar ve dayanak, sonraki aşamalarda temel alınır.
Tebligat, takip sürecinin en önemli adımlarından biridir. Ödeme emrinin ne zaman ve kime tebliğ edildiği, itiraz süresinin başlangıcını belirler. Adres bilgilerinin güncel tutulması ve gelen tebligatların zamanında incelenmesi, hak kaybı yaşanmaması bakımından önemlidir.
Dikkat edilecek noktalar ve resmî kaynaklar
İtiraz, süresi içinde ve kanundaki şekle uygun yapılmalıdır. Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.66). Borcun bir kısmına itiraz edilmesi hâlinde, itirazın hangi cihet ve miktara ilişkin olduğunun açıkça gösterilmesi gerekir; bu husus sonraki mahkeme sürecinde önem kazanır.
Takip sırasında faiz, harç ve giderler gibi kalemler de hesaba katılır. Bu kalemlerin tutarı ve hesaplama biçimi zaman içinde değiştiğinden, güncel tutarlar ilgili resmî kaynaklardan öğrenilir. Takibe karşı kullanılacak hukuki yollar farklı süreler taşıdığından, her başvuru için kanunda öngörülen süre ayrıca kontrol edilmelidir.
Aydın’da ilgili birimlere Aydın Adliyesi aracılığıyla ulaşılır. Adliye hizmet binalarının adresi, kalem ve birimlerin çalışma düzeni ile duyurular, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı ve Aydın Adliyesi’nin resmî internet sayfasında yayımlanır. Birimlerin konumu ya da çalışma düzeni değişebileceğinden, başvurudan önce bu sayfaların kontrol edilmesi yararlıdır.
Mevzuat metinleri için Cumhurbaşkanlığı mevzuat bilgi sistemi, yeni düzenlemeler için Resmî Gazete esas alınır. Haber siteleri, sosyal medya paylaşımları ve genel yazılar mevzuat yerine geçmez. Bir kanun maddesinin güncel hâli, değişiklik kanunlarıyla birlikte okunmalıdır; çünkü maddeler zaman içinde birçok kez değiştirilmiş olabilir. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve belirli bir olaya ilişkin hukuki değerlendirme niteliği taşımaz.
İcra takibi borçlunun yerleşim yeri veya kanunda sayılan diğer yetkili yerdeki icra müdürlüğünde başlatılır; icra mahkemesi işlemlerine ilişkin şikâyetleri icra hukuk mahkemesi inceler. Aydın Adliyesi'nde icra müdürlüğü bulunur. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
Ödeme emrine itiraz süresi nedir?
İtiraz süresi, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gündür (İİK m.62). Süre kısa olduğundan, tebliğ tarihinin doğru belirlenmesi önemlidir. Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle süresi içinde itiraz edememişse, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir; ancak mani kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini delillerle birlikte bildirmek zorundadır (m.65).
İtiraz edilirse takip durur mu?
Evet. Süresi içinde yapılan itiraz, takibi durdurur. Bu durumda alacaklı, kanundaki yollarla itirazın kaldırılmasını veya iptalini isteyebilir.
İtirazın iptali davası nedir?
İtirazın iptali davası, İİK m.67’de düzenlenir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Her mal haczedilebilir mi?
Hayır. İİK m.82, haczedilemeyecek malları sayar. Bunlar arasında, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyası, borçlunun haline münasip evi ve ekonomik faaliyeti bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli eşya yer alır. Para, kıymetli evrak, altın gibi kıymetli şeyler bu koruma dışındadır.
Haczin ardından ne olur?
Haczedilen mallar kanundaki usullere göre satılır. İhale sonucunda elde edilen bedel alacaklıya ödenir. İhalenin feshi, kanunda sayılan kişilerce ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden şikâyet yoluyla istenebilir (İİK m.134).
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.
