İşverenin iş sağlığı ve güvenliği alanındaki genel yükümlülüğü, çalışanın uyma yükümlülüğü, sağlık açısından tehlikeli işlerde haklı fesih, ihlalin hukuki sonuçları ve 6331 sayılı Kanunun genel çerçevesi hakkında bilgi.
İş sağlığı ve güvenliği, çalışanın can ve beden bütünlüğünün işyerinde korunmasına ilişkin hukuki düzenlemelerin bütününü ifade eder. Bu alanın temel kanunu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur. Kanunun yanı sıra, işverenin bu alandaki yükümlülüğü Türk Borçlar Kanunu m.417’de de genel bir ilke olarak yer alır. Buna göre işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür.
Bu sayfa iş sağlığı ve güvenliği alanını genel bilgi düzeyinde tanıtır. 6331 sayılı Kanunun ve ilgili yönetmeliklerin ayrıntıları, işyerinin niteliğine, çalışan sayısına ve yürütülen işin özelliklerine göre değişir ve sık güncellenir. Bu nedenle madde numaraları, görevlendirme esasları, idari yaptırımlar ve tutarlar için kanun ve yönetmeliklerin güncel metni mevzuat.gov.tr adresinden kontrol edilmelidir.
- 6331 sayılı Kanunun genel çerçevesi
- İşverenin genel önlem alma yükümlülüğü (TBK m.417)
- Risk değerlendirmesi ve önleme
- Çalışanın uyma yükümlülüğü
- Sağlık açısından tehlikeli işlerde işçinin haklı feshi (İş Kanunu m.24)
- İşin güvenliğini tehlikeye düşürmenin işveren bakımından sonuçları (İş Kanunu m.25)
- İhlalin tazminat hukuku sonuçları
- İhlalin ceza hukuku sonuçları (TCK m.85, m.89)
Düzenleyici çerçevenin belirlenmesi
İşyerine uygulanacak kanun ve yönetmelikler, işyerinin faaliyet alanı ve çalışan sayısı gibi unsurlara göre belirlenir. Güncel metin mevzuat.gov.tr adresinden izlenir.
Risklerin tespiti
İşyerindeki tehlike ve risklerin belirlenmesi, işverenin önlem alma yükümlülüğünün ilk adımıdır. Risk değerlendirmesinin kapsamı ve yöntemi 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Önlemlerin alınması ve araç gereçlerin sağlanması
İşveren, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür (TBK m.417).
Çalışanların bilgilendirilmesi ve uyumu
Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür (TBK m.417). Bunun için çalışanların riskler ve alınan önlemler hakkında bilgilendirilmesi önem taşır.
Kayıtların tutulması
Alınan önlemlerin, yapılan değerlendirmelerin ve bilgilendirmelerin belgelendirilmesi, ihlal iddiası hâlinde ispat bakımından önem taşır.
Uyuşmazlık hâlinde yol
İhlal nedeniyle zarar doğmuşsa işverenin sorumluluğu sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m.417). Ceza sorumluluğu ayrı bir yargılamada değerlendirilir.
İş sağlığı ve güvenliği alanının çerçevesi
İş sağlığı ve güvenliği hukuku, birden fazla kaynağa dayanır. Bu alanın özel ve temel kanunu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur; kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikler ise uygulamanın ayrıntılarını belirler. Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu hizmet sözleşmesi hükümleri içinde işverenin genel koruma ve önlem alma borcunu düzenler, İş Kanunu ise tehlike hâllerinde fesih haklarına yer verir.
Bu kaynakların birlikte okunması, işverenin yükümlülüklerinin yalnızca idari bir uyum meselesi olmadığını, aynı zamanda sözleşmeden doğan bir borç ve tazminat sorumluluğu konusu olduğunu gösterir.
İşverenin genel önlem alma yükümlülüğü
TBK m.417’nin ikinci fıkrası, işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almasını, araç ve gereçleri noksansız bulundurmasını ve işçilerin de bu konuda alınan her türlü önleme uymasını öngörür. Birinci fıkra ise işverenin işçinin kişiliğini korumakla ve dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla yükümlü olduğunu belirtir.
Önlemlerin kapsamı, işin niteliğine ve işyerinin özelliklerine göre değişir. Bu nedenle genel yükümlülüğün hangi somut tedbirleri gerektirdiği, 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler ile somut olayın koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Risk değerlendirmesi ve önleme
Risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının merkezindeki kavramlardan biridir. Uygulamada işyerindeki tehlikelerin belirlenmesi, bunlardan doğabilecek risklerin değerlendirilmesi ve buna göre önlem alınması anlamına gelir. Risk değerlendirmesinin kimler tarafından, hangi yöntemle ve hangi sıklıkla yapılacağı 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelerin ayrıntıları işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre farklılaşabildiğinden, belirli bir işyeri için yükümlülüklerin tespitinde güncel mevzuat esas alınmalıdır. Bu sayfada belirli bir yükümlülük listesi verilmemektedir.
Çalışanın yükümlülükleri ve hakları
Çalışan, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür (TBK m.417). Bu yükümlülüğün ihlali, özellikle işin güvenliğinin tehlikeye düşürülmesine yol açıyorsa, işveren bakımından haklı nedenle fesih sebebi olabilir (İş Kanunu m.25).
Çalışanın hakları açısından ise iki ayrı alan öne çıkar. Birincisi, işin niteliğinden doğan bir sebeple sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması hâlinde iş sözleşmesini derhal feshedebilmesidir (İş Kanunu m.24). İkincisi, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında çalışmaktan kaçınmaya ilişkin hükümlerin bulunabilmesidir. Bu hakkın koşulları, kullanım usulü ve sonuçları kanun metninden ayrıca izlenmelidir.
Fesih hakkı ve hak kullanma süresi
İş Kanunu m.24’ün birinci bendi, sağlık sebeplerini işçi lehine haklı fesih nedeni olarak sayar. İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, işçi sözleşmeyi sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi için m.26’da altı iş günü ve bir yıllık süreler öngörülmüştür. Sağlık sebeplerine dayanan feshin hangi hak kullanma süresine tabi olduğu, somut olayda ve güncel kanun metnine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Tazminat hukuku sonuçları
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararlar doğarsa, bu zararların tazmini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m.417). Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112).
Bedensel zararlar TBK m.54’te, ölüm hâlinde uğranılan zararlar m.53’te, manevi tazminat ise m.56 ve m.58’de düzenlenmiştir. İş kazası ve meslek hastalığı hâlinde sosyal güvenlik işlemleri ve tazminat yolları için ayrı bir sayfada daha ayrıntılı bilgi verilmektedir.
Ceza hukuku sonuçları
Türk Ceza Kanunu m.85’e göre taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde ceza daha ağırdır. M.89 ise taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişinin dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağını düzenler.
Bu hükümlerin bir iş sağlığı ve güvenliği ihlaline uygulanıp uygulanmayacağı, kusurun bulunup bulunmadığına ve nedensellik bağına göre ceza yargılaması içinde belirlenir. Ceza yargılaması ile tazminat davası birbirinden ayrı yürütülür.
İdari yaptırımlar ve güncel mevzuatın izlenmesi
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılık, kanun ve yönetmeliklerde öngörülen idari yaptırımlara da yol açabilir. Bu yaptırımların türü, tutarı ve uygulama usulü dönemsel olarak güncellenebildiğinden, bu sayfada tutar veya oran belirtilmemiştir.
Güncel kanun ve yönetmelik metinleri mevzuat.gov.tr adresinden, değişiklikler ise Resmî Gazete’den takip edilebilir. Belirli bir işyeri bakımından hangi yükümlülüklerin geçerli olduğu, mevzuatın güncel hâli ve işyerinin özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
İş uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak kural olarak zorunludur; Aydın Adliyesi'nde arabuluculuk bürosu bulunur. Dava, kanundaki yetki kurallarına göre iş mahkemesinde açılır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünün genel dayanağı nedir?
TBK m.417 uyarınca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. Bu alanın ayrıntılı düzenlemesi 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerde yer alır.
İşin sağlık için tehlikeli olması hâlinde işçi ne yapabilir?
İş Kanunu m.24 uyarınca iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçi, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir. Bu fesih hakkının koşulları ve kullanım şekli somut olayda ayrıca değerlendirilir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatında ayrıca çalışmaktan kaçınmaya ilişkin hükümler bulunabilir; koşullar için güncel kanun ve yönetmelik metinleri incelenmelidir.
İşçinin işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi fesih sebebi olabilir mi?
İş Kanunu m.25 uyarınca işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyeceği derecede hasara ve kayba uğratması işveren bakımından haklı nedenle derhal fesih sebebidir. Hak kullanma süreleri m.26’da düzenlenmiştir.
İş sağlığı ve güvenliği ihlali hâlinde hangi hukuki sonuçlar doğabilir?
İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m.417). Ayrıca taksirle ölüme veya yaralanmaya neden olan fiiller Türk Ceza Kanunu m.85 ve m.89 çerçevesinde ceza sorumluluğunu gündeme getirebilir. İdari yaptırımlar ise ilgili kanun ve yönetmelikte düzenlenmiştir.
Kanun ve yönetmelik hükümleri nereden izlenmelidir?
6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler zaman zaman değiştirildiğinden, güncel metin mevzuat.gov.tr adresinden ve Resmî Gazete’den izlenmelidir. Bu sayfada madde numarası, görevlendirme esasları ve tutarlar bilinçli olarak belirtilmemiştir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.
