Trafik kazası sonrası ceza soruşturmasının işleyişi, TCK m.85, m.89 ve m.179 çerçevesi, kusur incelemesi ve alkollü araç kullanmaya ilişkin genel bilgi.
Trafik kazaları, ceza hukuku bakımından çoğunlukla taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarıyla ilişkilendirilir. Taksirle ölüme neden olma TCK m.85’te, taksirle yaralama TCK m.89’da düzenlenir. Alkol veya uyuşturucu etkisindeyken araç kullanma ise hem Karayolları Trafik Kanunu’nda idari yaptırıma hem de TCK m.179’da suça konu olur.
Bu sayfa, trafik kaynaklı suçların genel çerçevesini tanıtır. Metin belirli bir kaza hakkında değerlendirme içermez; kusur ve sorumluluk her dosyada kaza tespit tutanağı, bilirkişi incelemesi ve diğer delillerle belirlenir. Ceza miktarları ve idari para cezası tutarları sık değiştiğinden bu sayfada yer almaz.
- Taksirle öldürme (TCK m.85)
- Taksirle yaralama (TCK m.89)
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m.179)
- Alkollü araç kullanma (2918 m.48)
- Kusur ve bilirkişi incelemesi
- Ceza davası ile tazminat davasının ilişkisi
Kaza ve ilk tespit
Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda kolluk olay yerinde tespit yapar. Sürücünün alkol veya uyuşturucu açısından muayeneye tabi tutulması bu tür kazalarda zorunludur (2918 m.48).
Soruşturma
Cumhuriyet savcısı delilleri toplar; ifade, tutanak, kamera kayıtları ve sağlık raporları dosyaya girer. Gerekirse kusur tespiti için bilirkişi görevlendirilir.
Uzlaştırma değerlendirmesi
Taksirle yaralama suçu CMK m.253/1 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasındadır. Taksirle öldürme suçu bu listede yer almaz.
İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenir; oluşmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve bu karara karşı suçtan zarar gören itiraz edebilir.
Kovuşturma
Mahkeme, bilirkişi raporu dâhil tüm delilleri değerlendirir. Rapora karşı itirazların bildirilmesi için taraflara süre verilir (CMK m.67).
Trafik kazası sonrası ceza soruşturması
Trafik kazalarında ceza soruşturması, ölüm veya yaralanma gibi bir sonuç doğduğunda başlar. Kolluk kaza yerinde tespit yapar ve tutanak düzenler; Cumhuriyet savcısı da bu delilleri değerlendirerek soruşturmayı yürütür. Savcı, delilleri yalnızca şüphelinin aleyhine değil, lehine olanlarıyla birlikte toplamakla yükümlüdür (CMK m.160).
Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenir; oluşmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Suçtan zarar gören kişi, bu karara karşı kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173).
TCK m.85 ve m.89’un kapsamı
TCK m.85, taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişiyi cezalandırır. Fiilin birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması ayrıca daha ağır bir ceza aralığına tabidir.
TCK m.89 ise taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiyi kapsar. Yaralamanın mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, vücudunda kemik kırılmasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma veya gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması hâlinde ceza artırılır. İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık, bitkisel hayat, bir organın işlevinin yitirilmesi gibi daha ağır sonuçlar ise ayrı bir artırım sebebidir. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması da ayrı olarak düzenlenmiştir. 7571 sayılı Kanunla bu maddedeki ceza aralıkları değiştirilmiştir.
Taksir ve kusur kavramı
TCK m.22’ye göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Taksirle işlenen suçlar ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır ve verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır (TCK m.22/3). TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama suçu şikâyete bağlı olmakla birlikte, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.
Bilirkişi incelemesi
Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir (CMK m.63). Trafik dosyalarında kusur oranları ve kazanın oluş şekli çoğunlukla bu yolla belirlenir. Bilirkişi raporunu imzalayarak ilgili mercie verir; rapor örnekleri taraflara iletilir.
Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için savcıya, katılana, şüpheliye veya sanığa ve müdafiine süre verilir; istemler reddedilirse bu husus gerekçeli bir kararla bildirilir (CMK m.67). Bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz; bu değerlendirme hâkime aittir.
Trafik güvenliği ile ilgili suçlar ve alkollü araç kullanma
TCK m.179, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güvenliğine ilişkin üç ayrı fiili düzenler. İlk fıkra, ulaşım güvenliği için konulmuş işaretlerin değiştirilmesi veya kaldırılması gibi fiilleri; ikinci fıkra, ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmeyi; üçüncü fıkra ise alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanmayı kapsar.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.48 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde almış ya da alkollü sürücülerin karayolunda araç sürmesi yasaktır. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda sürücünün muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihazla yapılan ölçüme itiraz eden veya ölçüme izin vermeyen sürücülerin vücudundan kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır; bu işlem bakımından CMK m.75 hükümleri, beşinci fıkrası hariç uygulanır. Belirli alkol düzeylerinin üzerinde idari para cezası verilir ve sürücü belgesi kanunda gösterilen süreyle geri alınır; 1.00 promilin üzerindeki tespitlerde ayrıca TCK m.179/3 uygulanır. Güncel idari para cezası tutarları ilgili resmî kaynaktan öğrenilir.
Uzlaştırma ve tazminatla ilişki
Taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamında olduğundan soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir. Uzlaşma sonucunda edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; edimin ileri tarihe bırakılması, taksite bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde ise kamu davasının açılması ertelenir (CMK m.253).
Kanun, uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağını da öngörmüştür. Uzlaştırma sırasında yapılan açıklamalar ise herhangi bir soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.
Ceza davası ve hukuk davası ayrımı
Trafik kazasından doğan zararın giderilmesi için açılacak tazminat davası, ceza davasından ayrı bir yargılamadır. Türk Borçlar Kanunu m.74’e göre hukuk hâkimi, kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı değildir ve ceza hâkiminin beraat kararıyla da bağlı olmaz. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır (TBK m.72).
Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
Taksirle yaralama suçu şikâyete bağlı mıdır?
Evet, taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturması şikâyete bağlıdır. Ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz (TCK m.89/5).
Taksirle öldürme suçunda şikâyet şartı var mıdır?
TCK m.85’te şikâyet şartı öngörülmemiştir; suç şikâyete bağlı değildir.
Taksirle yaralama suçunda uzlaştırma yapılır mı?
Evet. Taksirle yaralama (TCK m.89), CMK m.253/1-b kapsamında sayılan suçlardandır.
Ceza davasındaki kusur tespiti hukuk davasını bağlar mı?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m.74’e göre hukuk hâkimi, kusurun olup olmadığı konusunda ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.
Alkollü araç kullanan sürücü hakkında ne olur?
2918 sayılı Kanun m.48 uyarınca belirli alkol düzeylerinin üzerinde idari para cezası verilir ve sürücü belgesi geri alınır. Alkol düzeyinin 1.00 promilin üzerinde olduğu tespit edilirse ayrıca TCK m.179/3 hükümleri uygulanır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.
