İçeriğe geç

Suça Sürüklenen Çocuklar: Çocuk Koruma Kanunu ve Yargılama Usulü

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin yaş grupları, ceza sorumluluğu, müdafi, tutuklama ve uzlaştırma kuralları ile Çocuk Koruma Kanunu’nun genel çerçevesi.

Suça sürüklenen çocuk, ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen çocuktur. Çocuk, Türk Ceza Kanunu m.6 uyarınca henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. Bu kişiler hakkında, yetişkinlerden farklı olarak, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki özel hükümler uygulanır.

Bu sayfa, çocuklara ilişkin düzenlemelerin genel çerçevesini tanıtır. Metin belirli bir dosya hakkında değerlendirme içermez; hükümler her olayda çocuğun yaşına, fiilin niteliğine ve güncel mevzuata göre uygulanır. Çocuk Koruma Kanunu’nun ayrıntıları için mevzuat.gov.tr adresindeki güncel metin esas alınmalıdır.

Kapsam

  • Çocuk ve suça sürüklenen çocuk kavramı
  • Yaş gruplarına göre ceza sorumluluğu (TCK m.31)
  • Müdafi görevlendirilmesi (CMK m.150)
  • Tutuklama ve adli kontrol süreleri
  • Uzlaştırma ve çocuk (CMK m.253)
  • Dava zamanaşımı (TCK m.66)

Süreç nasıl işler

  1. Yakalama veya ihbar

    Çocuğun suç şüphesiyle kolluğa getirilmesi veya hakkında ihbar yapılması süreci başlatır. Çocuklar için müdafi görevlendirilmesi zorunludur ve istem aranmaz.

  2. Soruşturma

    Cumhuriyet savcısı delilleri toplar. Çocuklar bakımından Çocuk Koruma Kanunu’nda özel soruşturma kuralları ve koruyucu ve destekleyici tedbirler öngörülmüştür.

  3. Uzlaştırma ve koruma tedbirleri

    Kanundaki şartlar varsa uzlaştırma yoluna gidilebilir. Tutuklama ve adli kontrol hâllerinde çocuklar için kanunda daha kısa süreler uygulanır.

  4. İddianame

    Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame, mahkeme tarafından iade edilir (CMK m.174).

  5. Kovuşturma

    Yargılama çocuk mahkemelerinde yapılır. Mahkeme, çocuğun yaşına göre ceza sorumluluğunu ve uygulanacak yaptırımı belirler.

Çocuk ve suça sürüklenen çocuk kavramları

Türk Ceza Kanunu m.6/1-b, çocuğu henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlar. Çocuk Koruma Kanunu, suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan çocuklar için ayrı bir kavram kullanır; CMK m.253/1-c’de bu çocuklar için daha önce yer alan “suça sürüklenen” ibaresi 7593 sayılı Kanunla “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir. Güncel terimler ilgili kanunların mevzuat.gov.tr metninden izlenmelidir. Aynı kanun, korunma ihtiyacı olan çocuklar için de ayrı tedbirler öngörür; bu ayrım, uygulanacak tedbirlerin niteliğini belirler.

Çocukların yargılanmasında temel yaklaşım, yetişkinler için öngörülen cezalandırma anlayışından farklı olarak çocuğun korunması, eğitilmesi ve topluma kazandırılması üzerine kuruludur. Bu yaklaşım, kanunlardaki özel yargılama kurallarına ve yaptırım türlerine yansır.

Yaş gruplarına göre ceza sorumluluğu

TCK m.31 üç ayrı yaş grubu belirler. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Oniki yaşını doldurmuş olup onbeş yaşını doldurmamış çocuklar, işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu taşımaz ve hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Algılama ve yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde ise ceza sorumluluğu doğar ve kanunda ayrıca belirlenen ceza aralıkları uygulanır.

Onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında da kanunda ayrı bir ceza düzeni öngörülmüştür. 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkra ise somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm olma hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş çocuklar hakkında üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmayabileceğini düzenler. Aynı fıkra, ceza sorumluluğu bulunan oniki-onbeş yaş grubundaki çocuklar hakkında ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanabileceğini öngörür.

Müdafi zorunluluğu

CMK m.150/2 uyarınca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Bu kural, çocuğun soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında hukuki yardımdan yararlanmasını güvence altına alır. Şüpheli veya sanık ayrıca kanuni temsilcisi aracılığıyla da müdafi seçebilir (CMK m.149).

Çocuğun ifade vermesi veya sorgusu sırasında uygulanacak özel usul ayrıntıları Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alır. Bu ayrıntıların güncel hâli için ilgili kanunun mevzuat.gov.tr adresindeki metni esas alınmalıdır.

Çocuk mahkemeleri ve iddianame aşaması

Çocukların yargılanması, çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde yapılır; CMK’da bu mahkemelerde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışma görevlilerine ilişkin düzenlemelere de yer verilmiştir. Mahkemelerin görev ve yetkisine ilişkin ayrıntılar Çocuk Koruma Kanunu ile yargı çevresi düzenlemelerine tabidir.

CMK m.174, onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesini öngörür. Bu hüküm 7593 sayılı Kanunla eklenmiştir ve iddianame aşamasında çocuk hakkında sosyal incelemenin önemini gösterir.

Tutuklama ve adli kontrol süreleri

Tutuklama, CMK m.100’de düzenlenen koruyucu bir tedbirdir ve işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. Adli kontrol ise tutuklama nedenlerinin varlığı hâlinde tutuklama yerine uygulanabilecek bir tedbirdir (CMK m.109).

Çocuklar bakımından kanun, tutukluluk ve adli kontrol sürelerinde ayrı bir hesaplama öngörür. CMK m.102/5 uyarınca tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, onsekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır. Adli kontrol süreleri ise çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır (CMK m.110/A).

Uzlaştırma ve çocuk

CMK m.253/1-c uyarınca mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamındadır. Maddedeki bu ibare 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla “suça sürüklenen” yerine “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir.

Uzlaştırma teklifinde şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması hâlinde teklif kanuni temsilcilerine yapılır. Uzlaşma gerçekleşir ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Dava zamanaşımı

TCK m.66, kamu davasının suçun cezasına göre belirlenen sürelerin geçmesiyle düşeceğini düzenler. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısı, onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisi esas alınır. Bu nedenle çocuklar bakımından dava zamanaşımı süreleri yetişkinlere göre daha kısadır.

Aydın'da yargı yeri

Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.

Aydın'da yargı: adliyeler ve ilçeler

Sık sorulan sorular

Çocuk kimdir?

Ceza kanunlarının uygulanmasında çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir (TCK m.6/1-b).

On iki yaşını doldurmamış çocuğa ceza verilir mi?

Hayır. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur; bunlar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m.31/1).

On iki ile on beş yaş arasındaki çocuğun sorumluluğu nasıl belirlenir?

Oniki yaşını doldurmuş olup onbeş yaşını doldurmamış çocuk, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamışsa veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.31/2).

Çocuk için müdafi zorunlu mudur?

Evet. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2).

Çocuklar için tutukluluk süreleri farklı mıdır?

Evet. CMK m.102/5 uyarınca tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.