Resmî ve özel belgede sahtecilik, iftira ve yalan tanıklık suçlarının TCK’daki genel çerçevesi, etkin pişmanlık ve hukuk davalarıyla ilişkisi.
Sahtecilik, iftira ve yalan tanıklık, Türk Ceza Kanunu’nda kamunun güvenine ve adliyeye karşı suçlar arasında yer alır. Resmî belgede sahtecilik m.204’te, özel belgede sahtecilik m.207’de, iftira m.267’de, yalan tanıklık ise m.272’de düzenlenir.
Bu sayfa, söz konusu suçların genel çerçevesini tanıtır. Metin belirli bir olay hakkında değerlendirme içermez; hukuki nitelendirme her dosyada belgenin türüne, fiilin ayrıntılarına ve güncel mevzuata göre yapılır. Ceza miktarları bu sayfada yer almaz.
- Resmî belgede sahtecilik (TCK m.204)
- Özel belgede sahtecilik (TCK m.207)
- Özel belgenin resmî belge sayıldığı hâller (TCK m.210)
- İftira (TCK m.267) ve iftiradan dönme (TCK m.269)
- Yalan tanıklık (TCK m.272)
- Bilirkişi incelemesi ve hukuk davalarıyla ilişki
Suç duyurusu
Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir. Sahte olduğu iddia edilen belgenin aslı veya örneği dosyaya sunulur.
Soruşturma
Cumhuriyet savcısı delilleri toplar. Belgenin sahteliği, imza veya yazı incelemesi gibi teknik bilgi gerektiriyorsa bilirkişiye başvurulabilir (CMK m.63).
Bilirkişi raporu
Bilirkişi, yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan bir rapor düzenler. Rapora karşı itirazlar için taraflara süre verilir (CMK m.67).
İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenir; oluşmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve suçtan zarar gören bu karara itiraz edebilir.
Kovuşturma
Mahkeme, belgeye ilişkin bilirkişi raporunu ve diğer delilleri birlikte değerlendirir. Hukuk davasının sonucu ile ceza davasının sonucu birbirinden ayrı değerlendirilebilir.
Kanunda yeri ve ortak özellikleri
Sahtecilik suçları Türk Ceza Kanunu’nun kamunun güvenine karşı suçlar bölümünde, iftira ve yalan tanıklık ise adliyeye karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçlar farklı konulara ilişkin olmakla birlikte hepsinde belge veya beyan yoluyla gerçeğe aykırı bir durum yaratılması söz konusudur.
Bu suçlar hem ceza hem hukuk yargılamalarını etkileyebilir. Örneğin sahte olduğu ileri sürülen bir senet veya tapu belgesi, aynı zamanda bir hukuk davasının konusu olabilir. Ceza ve hukuk yargılamaları ayrı mahkemelerde ve ayrı usullere göre yürütülür.
Resmî belgede sahtecilik
TCK m.204/1’e göre bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi cezalandırılır. Fiilin, görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan bir kamu görevlisi tarafından işlenmesi hâlinde ise daha ağır bir ceza aralığı uygulanır.
Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde verilecek ceza artırılır (TCK m.204/3). Resmî bir belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi ise ayrıca TCK m.206 kapsamında cezalandırılır. Sahte resmî veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur (TCK m.212).
Özel belgede sahtecilik
TCK m.207/1, bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişiyi cezalandırır. Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de aynı hükme göre cezalandırılır. Dolayısıyla özel belgede sahtecilik bakımından belgenin kullanılması da suçun unsurlarındandır.
Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması hâlinde resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır (TCK m.210/1). Gerçeğe aykırı belge düzenleyen sağlık mesleği mensupları için ise ayrı bir hüküm bulunur.
İftira
TCK m.267/1 uyarınca yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi iftira suçunu işler. Fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması hâlinde ceza artırılır.
İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8). İftira edenin mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi, kovuşturma başlamadan önce dönmesi ve hükümden önce, mahkûmiyetten sonra veya infazın başlamasından sonra dönmesi hâllerinde TCK m.269 kademeli olarak azalan oranlarda cezanın azaltılmasını öngörür.
Yalan tanıklık
TCK m.272, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseyi cezalandırır. Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde yapılan yalan tanıklık daha ağır bir ceza aralığına bağlanmıştır. Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapılması ise ayrıca düzenlenmiştir.
Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında gözaltına alma ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi koşuluyla ceza yarı oranında artırılır; kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde yalan tanıklık yapan kişi, aynı koşulla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında bir adli veya idari yaptırım uygulanmışsa ayrı bir ceza aralığı öngörülmüştür (TCK m.272/4-8).
Bilirkişi incelemesi
Sahtecilik iddiası içeren dosyalarda belgenin sahte olup olmadığı çoğunlukla teknik bilgi gerektirir. Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir (CMK m.63). Bilirkişi raporu, tarafların itirazına açık biçimde dosyaya girer ve taraflara itirazların bildirilmesi için süre verilir (CMK m.67).
Bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (CMK m.67/3). Bilirkişi raporu tek başına hüküm kurmaya yeterli sayılmaz; mahkeme tüm delilleri birlikte değerlendirir.
Hukuk davalarıyla ilişki
Sahtecilik iddiası, tapu iptali, senet nedeniyle icra takibi veya itiraz gibi hukuk davalarında da gündeme gelebilir. Ceza yargılaması ile hukuk yargılaması ayrı usullerle yürütülür; hukuk hâkimi, kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı değildir ve ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Bu kural haksız fiilden doğan tazminat yargılaması bakımından Türk Borçlar Kanunu m.74’te düzenlenmiştir.
Her iki yargılamanın ilerleyişi ayrı ayrı izlenmelidir.
Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
Resmî belgede sahtecilik ile özel belgede sahtecilik arasındaki fark nedir?
TCK m.204 resmî belgede, m.207 özel belgede sahteciliği düzenler. Resmî belge bakımından belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek veya sahte belgeyi kullanmak yeterlidir. Özel belgede ise sahte düzenleme veya değiştirme ile birlikte belgenin kullanılması aranır; kullanma ayrıca düzenlenmiştir.
Kambiyo senedinde sahtecilik hangi hükme tabidir?
Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması hâlinde resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır (TCK m.210/1).
İftira suçu ne zaman oluşur?
Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesiyle oluşur (TCK m.267/1).
Yalan tanıklık cezalandırılır mı?
Evet. TCK m.272, soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde ya da mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kişiyi cezalandırır; ceza, tanıklığın yapıldığı yere ve suçun ağırlığına göre farklı aralıklarda belirlenmiştir.
İftiradan dönülürse ne olur?
İftira edenin, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi hâlinde, TCK m.269 uyarınca iftira suçundan dolayı verilecek ceza kanunda belirtilen oranda azaltılır. Dönmenin zamanı ilerledikçe azaltma oranı küçülür.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.
