Hakaret, tehdit, şantaj ve ısrarlı takip suçlarının Türk Ceza Kanunu’ndaki yeri, şikâyet süresi, uzlaştırma ve önödeme bakımından genel çerçevesi.
Hakaret, tehdit, şantaj ve ısrarlı takip, Türk Ceza Kanunu’nun kişilere karşı suçlar kısmında yer alan ve çoğunlukla mesaj, çağrı, sosyal medya paylaşımı gibi iletişim araçlarıyla ilişkilendirilen fiillerdir. Hakaret m.125’te, tehdit m.106’da, şantaj m.107’de, ısrarlı takip ise m.123/A’da düzenlenir. Dört suç da kişinin onurunu, iradesini veya huzurunu korumayı amaçlar; ancak unsurları, şikâyet kuralları ve yargılama usulü birbirinden farklıdır.
Bu sayfa, söz konusu suçların kanundaki genel çerçevesini tanıtır. Metin belirli bir olay hakkında değerlendirme içermez; hukuki nitelendirme her dosyada fiilin ayrıntılarına, delillere ve güncel mevzuata göre yapılır. Ceza miktarları sık değiştiğinden bu sayfada yer almaz; güncel metin mevzuat.gov.tr adresinden izlenmelidir.
- Hakaret suçu (TCK m.125)
- Tehdit suçu (TCK m.106)
- Şantaj suçu (TCK m.107)
- Israrlı takip suçu (TCK m.123/A)
- Şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme (TCK m.73)
- Uzlaştırma ve önödeme kapsamı
Şikâyet veya suç duyurusu
Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir; yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m.158).
Soruşturma
Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar ve delilleri şüphelinin lehine ve aleyhine olacak biçimde toplar (CMK m.160).
Uzlaştırma veya önödeme değerlendirmesi
Suçun türüne göre dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir ya da önödeme hükümleri gündeme gelebilir. Hakaret ve ısrarlı takip suçlarında uzlaştırma yoluna gidilemez.
Karar
Cumhuriyet savcısı yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenler; aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karara karşı suçtan zarar gören sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
Kovuşturma
İddianame kabul edilirse mahkemede yargılama yapılır. Şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi, kanundaki şartlarla davanın düşmesine yol açabilir.
Bu suçlar kanunda nasıl düzenlenir
Türk Ceza Kanunu’nda hakaret, tehdit ve şantaj kişilere karşı suçlar içinde yer alan düzenlemelerdir. Hakaret, kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelik saldırıyı; tehdit, kişinin karar verme özgürlüğünü korkutma yoluyla etkilemeyi; şantaj ise zorlama ve haksız çıkar sağlama yönündeki baskıyı konu alır. Israrlı takip ise 2022 yılında kanuna eklenmiş ayrı bir suç tipidir ve TCK m.123/A’da düzenlenir.
Bu suçların tamamı için ortak olan nokta, fiilin çoğu zaman yazılı veya görsel iz bırakan iletişim araçlarıyla işlenmesidir. Bu nedenle mesaj kayıtları, e-postalar ve paylaşımlar, delil değerlendirmesinde sık karşılaşılan unsurlardır. Delilin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması, ceza muhakemesinin temel şartlarından biridir.
Hakaret suçunun unsurları
TCK m.125’e göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi bu suçu işlemiş olur. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı hüküm uygulanır.
Kanun bazı nitelikli hâller öngörür. Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, kişinin dini, siyasi, sosyal veya felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından ya da dinine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi bu kapsamdadır. Hakaretin alenen işlenmesi de ayrı bir artırım sebebidir.
Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı ya da sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde, bu isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması şartıyla ceza verilmez (TCK m.128). İfade özgürlüğünün sınırı ise her somut olayda söz konusu ifadenin içeriği ve bağlamı dikkate alınarak değerlendirilir.
Tehdit ve şantaj arasındaki fark
TCK m.106 kapsamındaki tehdit, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutmaktır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair bir kötülük etme tehdidi de suç sayılır; bu hâlde mağdurun şikâyeti aranır. Tehdidin silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde ayrıca bu suçlardan dolayı da ceza verilir.
Şantaj ise TCK m.107’de düzenlenir. Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi bu suçu işler. Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması da aynı kapsamdadır. Dolayısıyla tehditte korkutma, şantajda ise zorlama ve çıkar sağlama unsuru öne çıkar.
Israrlı takip kavramı
TCK m.123/A’ya göre ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olmak suçtur.
Kanun, suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesini, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olmasını ve hakkında uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesini nitelikli hâl olarak sayar. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Şikâyet, şikâyet süresi ve vazgeçme
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlarda yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. 7531 sayılı Kanunla eklenen hükme göre şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK m.73).
Şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar. Kamu davasının düşmesi şikâyetten vazgeçmeden kaynaklanmış ve vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde de dava açılamaz.
Uzlaştırma ve önödeme kapsamının sınırları
CMK m.253/1 uyarınca tehdit suçu (TCK m.106/1) uzlaştırma kapsamındadır. Buna karşılık soruşturulması şikâyete bağlı olsa bile ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3). Şantaj suçu CMK m.253/1’de sayılan suçlar arasında yer almaz.
Önödeme ise TCK m.75’te düzenlenir. 7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle hakaret suçu (kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâli hariç) önödeme hükümlerinin uygulanacağı suçlar arasına alınmıştır. Önödemede kanunda öngörülen miktar, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğden itibaren on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz; güncel tutarlar bu sayfada gösterilmemiştir.
Mağdur ve şüphelinin hakları
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m.149). Mağdur ve şikâyetçi ise soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme; kovuşturma evresinde ise duruşmadan haberdar edilme ve kamu davasına katılma gibi haklara sahiptir (CMK m.234). Israrlı takip suçlarında vekili bulunmayan mağdur, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir.
Mağdurun ya da şüphelinin elinde bulunan mesaj, ekran görüntüsü, ses kaydı veya tanık bilgisi gibi unsurlar delil olarak sunulabilir; bunların hukuka uygun elde edilip edilmediği ve delil değeri ise Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından takdir edilir.
Soruşturma, ilgili adliyedeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza davaları asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Aydın, Nazilli ve Söke adliyelerinde ağır ceza mahkemesi bulunur. Aydın Adliyesi'nde adli sicil şefliği ve denetimli serbestlik müdürlüğü de yer alır. Aydın Adliyesi, Efeler'de Köprülü-Veysi Paşa Mahallesi'ndeki Adalet Sarayı'nda hizmet verir; Nazilli ve Söke adliyeleri ile bunlara bağlı ilçe adliyeleri için ilçe–adliye tablosu Aydın'da yargı sayfasındadır.
Hakaret suçu için şikâyet süresi nedir?
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenme gününden başlayan altı aydır (TCK m.73). Şikâyete bağlı hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı da geçemez.
Hakaret suçu her durumda şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret dışında, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131).
Tehdit suçunda şikâyet aranır mı?
Kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı tehdidinde şikâyet şartı yoktur. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair bir kötülük etme tehdidinde ise mağdurun şikâyeti aranır (TCK m.106/1).
Şantaj ile tehdit aynı şey midir?
Hayır. Şantajda kişi, kanuna aykırı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlanır; ayrıca yarar sağlamak maksadıyla şeref veya saygınlığa zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidi de şantaj kapsamındadır (TCK m.107).
Hakaret ve ısrarlı takip suçlarında uzlaştırma yapılır mı?
Hayır. CMK m.253/3 uyarınca soruşturulması şikâyete bağlı olsa bile ısrarlı takip suçunda (TCK m.123/A) ve hakaret suçunda (TCK m.125) uzlaştırma yoluna gidilemez.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.
