Çevreyle ilgili idari işlemlere karşı açılan iptal davasının dayanağı, dava açma süresi, dilekçe unsurları, yürütmenin durdurulması şartları ve kanun yollarına dair genel bilgi.
ÇED kararı, ruhsat, izin, imar planı veya çevre mevzuatına dayalı idari yaptırım gibi çevreyle ilgili idari işlemler, idari yargıda iptal davasına konu olabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577), iptal davasını, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlar. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gündür.
Bu sayfa, iptal davası ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kanundaki genel çerçeveyi tanıtır. Belirli bir işlem için sürenin ne zaman başladığı, hangi mahkemenin görevli olduğu ve menfaat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği her dosyada işlemin türüne ve bildirim şekline göre değerlendirilir. Harç ve yargılama gideri tutarları dönemsel olarak değiştiğinden bu sayfada yer almaz.
- İptal davasının tanımı ve idari yargının sınırı (İYUK m.2)
- Menfaat ihlali şartı
- Dava açma süresi ve sürenin başlangıcı (İYUK m.7–8)
- Üst makama başvuru ve zımni ret (İYUK m.10–11)
- Dilekçe unsurları ve ilk inceleme (İYUK m.3, m.14)
- Yürütmenin durdurulması (İYUK m.27)
- Karar sonrası idarenin yükümlülüğü ve kanun yolları (m.28, m.45–46)
Dava konusu işlemin belirlenmesi
Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle de dava açılabilir (İYUK m.5).
Sürenin hesaplanması
Süre, özel kanunda ayrı süre yoksa idare mahkemelerinde altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İlan yoluyla bildirimde ve düzenleyici işlemlerde başlangıç ayrı kurallara bağlıdır (m.7).
Dilekçenin hazırlanması
İdare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçede taraf bilgileri, davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller ve idari işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir; dava konusu karar ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir (m.3).
İlk inceleme
Dilekçe görev ve yetki, ehliyet, süre aşımı, husumet gibi yönlerden sırasıyla incelenir; bu inceleme dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır (m.14).
Yürütmenin durdurulması istemi
Mahkeme, kanundaki iki şartın birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler (m.27).
Karar ve kanun yolları
Karara karşı istinaf ve temyiz yolları kanunda belirtilen süre ve şartlara tabidir; idare, esas veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır (m.28, m.45, m.46).
İdari yargının yapısı ve denetimin sınırı
İdari davalar Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış dilekçelerle açılır. İdare mahkemelerinin kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluyla, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı ise kanunda sayılan hâllerde Danıştaya temyiz yoluyla başvurulabilir. Hangi yolun açık olduğu, kararın niteliğine ve kanundaki sınırlamalara göre belirlenir.
Kanun, idari yargının denetim alanını açıkça sınırlar. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır; mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez. Çevre davalarında mahkemenin incelediği şey, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığıdır.
Dava konusu olabilecek işlemler
İptal davası, kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işleme karşı açılır. Çevreyle ilgili uyuşmazlıklarda bu işlemler arasında ÇED sürecinde verilen kararlar, izin ve ruhsat işlemleri, imar planı işlemleri ve Çevre Kanunu kapsamında verilen idari yaptırım kararları sayılabilir. Dilekçenin ilk incelemesinde, davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunup bulunmadığı da kontrol edilir.
Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması esastır. Aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yahut sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açılabilir. Birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi için ise davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir.
Menfaat ihlali şartı
İYUK’un 2. maddesi iptal davasını menfaati ihlal edilenlere tanır. Çevre davalarında menfaatin kimler bakımından doğduğu, işlemin yeri, niteliği ve etkisiyle davacının bağı gözetilerek mahkemece belirlenir. Bu sayfa, hangi kişi veya kuruluşun dava ehliyetine sahip olduğuna dair genel bir liste vermez; çünkü bu değerlendirme her dosyada ayrı yapılır.
Çevre Kanunu’nun 30. maddesi ise ayrıca, çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören ya da haberdar olan herkesin ilgili mercilere başvurarak gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebileceğini belirtir. Bu başvuru hakkı idari yargıdaki dava ehliyeti kuralından ayrı bir idari başvuru yoludur.
Dava açma süresi
Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gündür. Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde süre, özel kanunda aksine hüküm yoksa son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden başlar.
Süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden işlemeye başlar; tatil günleri sürelere dahildir, ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Çalışmaya ara verme zamanına rastlayan süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Çevre Kanunu’na dayalı idari yaptırım kararlarında ise kanunun kendi hükmü uyarınca tebliğ tarihinden itibaren otuz gün esas alınır.
Üst makama başvuru ve zımni ret
İlgililer, idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama, dava açma süresi içinde başvurabilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.
Haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idareye başvuran ilgililer bakımından da otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde istek reddedilmiş sayılır; ilgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilir.
Yürütmenin durdurulması
Yürütmenin durdurulması, dava sonuçlanıncaya kadar idari işlemin uygulanmasını geçici olarak durduran karardır. Kanuna göre mahkeme, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde savunma alınmadan da karar verilebilir.
Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Bu yöndeki kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
Bilirkişi, keşif ve inceleme
İdare mahkemeleri bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar; gerekli evrakın ve bilgilerin taraflardan ve ilgili yerlerden istenmesi mümkündür. Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde bilirkişi, keşif ve delillerin tespiti gibi konularda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır; bilirkişiler bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir. Çevreyle ilgili dosyalarda teknik konuların bilirkişi incelemesine konu olması bu çerçevede mümkündür.
Karar sonrası süreç ve kanun yolları
Esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereklerine göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir; kanun belirli parasal sınırlar ve karar türleri bakımından istisnalar öngörür. Temyiz de tebliğden itibaren otuz gündür. Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar ile imar planları ve parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar, kanunun sayma biçimindeki temyiz hükmünde ayrıca anılmıştır. Güncel parasal sınırlar için kanunun yürürlükteki metni esas alınmalıdır.
Çevre ve imar işlemlerine karşı iptal davaları idare mahkemesinde açılır. Aydın'da idare mahkemeleri bulunur ve istinaf başvuruları İzmir Bölge İdare Mahkemesi'ne yapılır. ÇED duyuruları ve halkın katılımı toplantıları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce yürütülür.
Çevre davalarında dava açma süresi nedir?
İYUK’un 7. maddesine göre özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Çevre Kanunu’na dayalı idari yaptırım kararlarında ise Çevre Kanunu’nun 25. maddesi tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre öngörür.
Yürütmenin durdurulması hangi şartlarda verilebilir?
İYUK’un 27. maddesine göre idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Kararda işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğunun ve doğacak zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur.
Dava açılması işlemin uygulanmasını durdurur mu?
Hayır. İYUK’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Çevre Kanunu’nun 25. maddesi de idari yaptırım kararlarında dava açılmasının cezanın tahsilini durdurmadığını belirtir.
Kimler iptal davası açabilir?
Kanun, iptal davasını menfaatleri ihlal edilenlerin açabileceğini belirtir. Menfaat ihlalinin bulunup bulunmadığı, işlemin niteliğine ve davacının işlemle ilişkisine göre mahkemece somut olayda değerlendirilir.
İdari yargı yerindelik denetimi yapar mı?
Hayır. İYUK’un 2. maddesine göre idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır; idari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; mevzuat değişebilir ve belirli bir dosya için hukuki görüş içermez.
